AVRUPADAN Youtube Video
Federal Mahkeme Zürih polisini haksız buldu
Korona kısıtlamaları sırasında gözaltına alınan kadın, saatlerce kelepçeli biçimde soğuk zeminde tutuldu. Federal Mahkeme, polis uygulamasını 'aşağılayıcı muamele' olarak değerlendirdi.
İsviçre Federal Mahkemesi, koronavirüs salgınının ilk döneminde Zürih'te gözaltına alınan bir kadına yönelik polis uygulamalarının hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Mahkeme, kadının gözaltındaki koşullarının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki aşağılayıcı muamele yasağını ihlal ettiğini belirledi.
SRF'nin haberine göre olay 1 Mayıs 2020'de yaşandı. Kadın, dört arkadaşıyla birlikte Zürih'teki Goldbrunnenplatz çevresinde aile içi ve cinsel şiddete dikkat çeken afişler asıyordu. Afişlerde, korona döneminde şiddet mağdurlarının başvurabileceği yardım merkezlerine ilişkin bilgiler de bulunuyordu.
O dönemde salgın önlemleri kapsamında beş kişiden fazla kişinin bir araya gelmesi yasaktı. Yaklaşık beş polis aracıyla bölgeye gelen 15 polis, beş kadını kimlik kontrolünün ardından gözaltına aldı.
Saatlerce kelepçeli tutuldu
Federal Mahkeme kararına göre kadın, polis merkezinde uyuşturucu biriminin bekleme alanı olarak kullandığı garajda yaklaşık iki saat boyunca soğuk zeminde oturmak zorunda bırakıldı.
Bu süre boyunca önce elleri arkasından, daha sonra önünden plastik kelepçeyle bağlandı. Polisler ve bir polis köpeği tarafından gözetim altında tutuldu. Ardından hâlâ kelepçeliyken en az yarım saat daha tek kişilik hücrede bekletildi.
Mahkeme, kadının herhangi bir somut tehlike oluşturmadığına dikkat çekti. Kadının şiddet içermeyen bir afiş çalışmasına katıldığı, bu nedenle kelepçelenmesinin ve yerde oturmaya zorlanmasının gerekli olmadığı sonucuna varıldı.
Tuvaletin kapısını kapatmasına izin verilmedi
Kadının iki kez tuvalete gitmesine izin verildi ancak kapının tamamen kapatılmasına izin verilmedi.
Kadın kapının kapatılmasını istediğinde bir kadın polisin, "Siz zaten normalde bu kadar utangaç değilsiniz" anlamına gelen bir ifadeyle karşılık verdiği belirtildi.
Kadın daha sonra polis memurundan kendisiyle birlikte içeri girmesini ve kapıyı kapatmasını istedi. Polis memuru ise "Bunu yapmam. Daha ilginç şeyler gördüm" yanıtını verdi.
Federal Mahkeme, bu sözlerin tek başına aşağılayıcı muamele sayılmayabileceğini ancak kadının içinde bulunduğu diğer koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Mahkemeye göre polisin ifadeleri kadının mahremiyet talebini küçümsedi ve açık biçimde saygısızdı.
Polis herkese aynı yöntemi uyguladı
Mahkemenin eleştirdiği temel noktalardan biri de Zürih polisinin o gün gözaltına alınan kişilere standart bir uygulama üzerinden yaklaşması oldu.
Federal Mahkeme'ye göre polis, karşısındaki kişinin şiddet uygulayan biri mi, tehlike oluşturan bir gösterici mi yoksa yalnızca küçük bir kural ihlalinde bulunan biri mi olduğunu yeterince dikkate almadı.
Mahkeme, polisin her vakayı kendi koşulları içinde değerlendirmesi gerektiğini vurguladı. Korona dönemindeki olağanüstü şartların da gereksiz yere kelepçe kullanılmasını, yerde bekletilmeyi ve mahremiyetin yeterince korunmamasını haklı çıkarmadığı sonucuna vardı.
Fotoğraflarının çekilmesi de hukuka aykırı bulundu
Davanın bir başka boyutu da kadının polis merkezinde fotoğraflarının çekilmesi oldu. Fotoğraflar üç ay boyunca saklandı.
Federal Mahkeme, polisin bu işlem için dayandığı yasal düzenlemenin yeterli olmadığına hükmetti. Mahkemeye göre kimliği zaten bilinen bir kişinin fotoğraflarının çekilip saklanmasını açık biçimde mümkün kılan yeterli bir hukuki temel bulunmuyordu.
Sonuç olarak Federal Mahkeme, kadının fotoğraflanmasının yanı sıra gözaltındaki muamelenin de hukuka aykırı olduğuna karar verdi. Zürih Belediyesi'nin ayrıca davacı kadına yargılama giderleri için tazminat ödemesine hükmedildi.
Geri Dön 23 Eylül 2026 Çarşamba Önceki Yazılar