AVRUPADAN Youtube Video
Kadınlara yönelik şiddet alarm veriyor!
İsviçre’de kadın cinayetleri, tecavüz ve tehdit vakaları arttı. Yeni suç verileri, özellikle ev içindeki şiddetin ağırlaştığını gösterdi.
İsviçre’de yayımlanan 2025 polis suç istatistikleri, kadınlara yönelik şiddette kaygı verici bir artışa işaret etti. Verilere göre ülkede geçen yıl toplam 55 tamamlanmış cinayet işlendi. Bunların 34’ü ev içi alanda kayda geçti. Ev içindeki bu cinayetlerde 23 kadın, 5 erkek ve 6 çocuk yaşamını yitirdi. Bir yıl önce aynı alanda 26 cinayet kaydedilmişti. Bu dosyalarda 18 kadın, 7 erkek ve 1 çocuk öldürülmüştü.
Ev içindeki öldürmeye teşebbüs sayısı da yükseldi. 2024’te 50 olan sayı 2025’te 59’a çıktı. Tehdit vakaları yüzde 5 artarak 4 bin 196’dan 4 bin 406’ya yükseldi. Ev içindeki tecavüz vakalarında ise çok daha sert bir artış görüldü. Bu alandaki sayı 480’den 660’a çıktı. Artış oranı yüzde 38 oldu.
Tehlike en çok evin içinde büyüyor
İsviçre polisi, 2025’te ev içi alanda toplam 22 bin 66 suç kaydetti. Bu, önceki yıla göre yüzde 4,4 artış anlamına geliyor. Dikkat çeken bir başka nokta da tecavüz vakalarının yalnızca ev içinde değil, ev dışındaki alanlarda da yükselmesi oldu. Bu alandaki suç sayısı yüzde 29,1 artarak 1402’ye çıktı.
St. Gallen Üniversitesi’nden ceza hukuku ve kriminoloji profesörü Nora Markwalder’e göre kadınlar için en büyük risk alanı uzun süredir evin kendisi. Markwalder, kadınların daha çok kendi yaşam alanlarında şiddete maruz kaldığını, erkeklerin ise daha çok dışarıdaki şiddet olaylarının içinde yer aldığını söyledi.
Uzman: Hızlı hüküm vermek için erken
Markwalder, kadın cinayetlerindeki belirgin artışın kaygı verici olduğunu söyledi. Ancak bunun hemen kalıcı bir yükseliş eğilimi olarak tanımlanmasına karşı çıktı. Uzman, bu sıçramanın nedenini anlamak için verilerin önümüzdeki iki ya da üç yıl daha yakından izlenmesi gerektiğini belirtti.
Kriminoloji uzmanına göre bu artışın birkaç olası nedeni olabilir. Bunlardan biri tesadüfi yığılma. Bir diğer açıklama ise, kadın-erkek eşitliğinde yaşanan ilerlemeye karşı gelişen toplumsal tepki. Markwalder, bazı çevrelerin eşitlik kazanımlarını geri çevirmek istediğini, daha geleneksel ve erkek egemen rollere dönüş eğilimi görüldüğünü söyledi.
Toplumsal yapı ve yetişme biçimi etkili
Markwalder, küçük ama etkili bir kesimin partnerini kontrol etmeyi, baskı altına almayı ve şiddeti kabul edilebilir gördüğünü belirtti. Uzman, kadınlara karşı suçlarda yabancı faillerin oransal olarak öne çıktığını söyledi. Ancak bunun bir şiddet kültürü olarak yorumlanmaması gerektiğini de özellikle vurguladı.
Ona göre belirleyici olan asıl unsurlar, kişinin aile yapısı, nasıl yetiştiği ve hangi sosyal çevreden geldiği. Şiddetin çocuklukta nasıl görüldüğü, kadınla erkeğe hangi değerin verildiği ve baskının ne kadar normalleştirildiği bu noktada önem taşıyor.
Veriler her şeyi anlatmıyor
Uzmanlara göre rakamlardaki her sıçrama doğrudan aynı anlama gelmiyor. Özellikle tecavüz vakalarındaki sert artışın bir bölümü, yasadaki değişikliklerle açıklanabiliyor. Ancak Markwalder, bunun tek başına yeterli olmadığını, aynı zamanda daha fazla tecavüz vakasının polise bildirildiğini de söyledi.
Uzmanın vardığı sonuç ise net: Kadınlara yönelik şiddet azalmıyor. Tam tersine, tablo en azından hafiflemiyor. Bu da başlı başına ciddi bir uyarı anlamına geliyor. Özellikle erkeklere yönelik ölümcül şiddetin son yıllarda azalmasına karşılık kadınlara yönelik ölümcül şiddetin artması, durumu daha da çarpıcı hâle getiriyor.
Geri Dön 24 Mart 2026 Salı Önceki Yazılar