AVRUPADAN Youtube Video
Başörtüsü kararı sosyal demokratlarda çatlak yarattı
İsviçre Sosyal Demokrat Partisi’nin başörtüsü yasağına karşı yeni çizgisi, parti içinde tartışmayı büyüttü. St. Gallen’de bir kanton milletvekili partiden ayrıldı.
İsviçre Sosyal Demokrat Partisi’nde (SP) başörtüsü tartışması büyüyor. Parti, devlet kurumlarında başörtüsü yasaklarına karşı yeni bir çizgi benimsedi. Bu değişiklik özellikle partinin bazı kanton örgütlerinde tepki çekti. İlk somut kırılma da St. Gallen’de yaşandı. Bir kanton milletvekili partiden ayrılarak Yeşil Liberaller’e geçti.
Tartışmanın merkezinde, Zürih kent meclisine seçilen genç siyasetçi Vera Çelik yer alıyor. Başörtüsü takan ilk Alman dilli İsviçreli parlamenter olarak öne çıkan Çelik, şubat ayında Biel’de yapılan SP kurultayında öğretmenlerin de başörtüsü takabilmesini savundu. Delegeler bu öneriyi kabul etti.
Bu karar, partinin önceki çizgisine göre önemli bir değişim anlamına geliyor. Çünkü SP, geçmişte saçın örtülmesini kadınlar açısından sorunlu gören bir yaklaşım benimsiyordu. Bu tutum parti programına da yansımıştı.
St. Gallen’de kopuş yaşandı
St. Gallen Kantonu’nda görev yapan Bernhard Hauser, bu değişikliğin ardından SP’den ayrıldı. Hauser, artık kendi tutumunun parti içinde ırkçı gibi görüldüğünü savundu. Laik ve seküler bir eğitim anlayışını savunduğunu söyleyen Hauser, bu yaklaşımın dışlanmasını doğru bulmadığını belirtti.
Hauser, “Partinin yeni çizgisine göre benim tutumum artık ırkçı sayılıyor” dedi ve ardından “Laik ve seküler siyasete yönelik bu tahammülsüzlüğü tamamen yanlış buluyorum” değerlendirmesinde bulundu.
Hauser’in ayrılığı yalnızca tek bir karara bağlanmıyor. Partide çevre politikaları ve öğretmenlerin başörtüsü takması gibi başlıklarda daha önce de anlaşmazlık yaşadığı belirtiliyor. Bölgesel parti yönetimi de onu gelecek seçimlerde desteklemeyeceğini açıklamıştı.
Tartışma sadece sosyal liberallerle sınırlı değil
İlk bakışta bu kriz, SP içindeki parti yönetimi ile sosyal liberal kanat arasındaki eski gerilimin yeni halkası gibi görünüyor. Ancak tartışmanın yalnızca bu eksende ilerlemediği anlaşılıyor.
Özellikle Fransızca konuşulan İsviçre’de, sol çevreler içinde de öğretmenler için dini simge yasağına daha sıcak bakan güçlü bir damar bulunuyor. Vaud kantonundan SP milletvekili Benoît Gaillard da kurultayda, eski parti çizgisinin korunmasını savunan isimlerden biri oldu.
Gaillard, bunu sosyal liberal gerekçelerle değil, kamusal eğitimin dini etkilerden bağımsız kalması gerektiği düşüncesiyle savundu. Ona göre çocuklar için zorunlu olan devlet okullarında tarafsızlık korunmalı.
“Dini sembollerin sınıfta yeri yok”
Benzer bir eleştiri Solothurn kantonundan SP senatörü Franziska Roth’tan da geldi. Roth, öğretmenlerin sınıfta dini sembol taşımamasını savundu.
Eğitimci kimliğine de vurgu yapan Roth, “Dini sembollerin sınıfta yeri yok” dedi ve devlet okullarında herkesin aynı çatı altında bulunduğunu, bu nedenle bireysel özgürlük ile kamusal tarafsızlık arasında denge kurulması gerektiğini söyledi.
Bu görüşünü, İsviçre Federal Mahkemesi’nin geçmişte verdiği bir karara da dayandırdı. Mahkeme 1997’de Cenevre’de bir öğretmene getirilen başörtüsü yasağını hukuka uygun bulmuştu. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de daha sonra bu yaklaşımı desteklemişti.
Zürih’te yasak tartışması sertleşebilir
Tartışmanın bir başka boyutu da Zürih’te yaşanıyor. Vera Çelik’in siyaset yaptığı kantonda sağ partiler daha sert bir düzenleme istiyor. Zürih kanton hükûmeti, yalnızca öğretmenler için değil, öğrenciler için de başörtüsü yasağı getirilmesini isteyen bir girişime destek verdi.
Benzer bir adım St. Gallen’de de gündeme taşındı. Böylece SP içindeki başörtüsü tartışması, yalnızca parti programı meselesi olmaktan çıkıp daha geniş bir eğitim ve kamusal alan tartışmasına dönüştü.
Parti içindeki gerilim büyüyebilir
SP’nin yeni çizgisi, bir yandan dini özgürlük ve temsil hakkını savunanlar için önemli bir açılım olarak görülüyor. Diğer yandan laiklik, kamusal tarafsızlık ve okulun dini etkilerden uzak tutulması gerektiğini savunanlar için ciddi bir kırılma yaratıyor.
St. Gallen’deki ayrılık, bu gerilimin ilk somut sonucu oldu. Önümüzdeki dönemde hem parti içinde hem de kanton siyasetinde benzer tartışmaların sürmesi bekleniyor.
Geri Dön 18 Mart 2026 Çarşamba Önceki Yazılar