Google Play Store Avrupadan Mobil Uygulaması
Menü

AVRUPADAN Youtube Video

Almanya'daki Zamların Perde Arkası! Savaş Üzerinden Manipülasyon... | 30 Mart 2026
Dikkat: Almanya'da yarın ulaşım kilitlenecek! - Sinem Nazlı Demir
Ben Deniz, ya Siz? 1. Bölüm: Oktan Erdikmen
31 Mart 2026 Salı

Kadın cinayetleri sürerken suç yine göçmen mahallelerine yıkıldı

Hollanda’da kadın cinayetleri sürerken, bir haber dosyası göçmen toplulukları öne çıkardı. Oysa geniş veriler, kadınların en çok partnerleri ve eski partnerleri tarafından öldürüldüğünü gösteriyor.

Kadın cinayetleri sürerken suç yine göçmen mahallelerine yıkıldı

Hollanda’da kadınlara yönelik şiddet tartışması yeniden alevlendi. Ancak bu kez tartışmanın merkezine kadın cinayetleri değil, göçmen topluluklar yerleştirildi. Hollanda kamu yayıncısı NOS’un polis verilerine dayandırdığı haberde, “aile onuru saikli şiddet” başlığı altında tutulan dosyalar öne çıkarıldı. Haber, daha en baştan belirli toplulukları işaret eden bir dille kuruldu. Böylece okurun dikkati, kadınlara yönelik yaygın şiddetten çok, göçmen kökenli mahallelere çevrildi.

Haberde, Hollanda polisinin bu alanda çalışan uzmanlık merkezine 2025 yılında 757 dosya ulaştığı belirtildi. Bir önceki yıl bu sayı 673’tü. NOS, bu artışı aktarırken dosyaların önemli bölümünün Suriye, Türkiye ve Fas kökenli ailelerle bağlantılı olduğunu vurguladı. Haberin kurgusu da tam burada şekillendi. Şiddetin toplumsal boyutu anlatılmadan önce, belirli göçmen topluluklar okurun karşısına çıkarıldı.

Dar bir dosya kümesi bütün tablo gibi sunuldu

Buradaki temel sorun, aktarılan verinin kapsamı. Çünkü bu dosyalar, Hollanda’daki bütün kadın cinayetlerini ya da kadınlara yönelik bütün ölümcül şiddeti göstermiyor. Söz konusu kayıtlar yalnızca “onur saiki bulunduğu düşünülen” dosyalardan oluşuyor. Üstelik bunların hepsi cinayet vakası da değil. Tehdit, baskı, kontrol, fiziksel şiddet ve benzeri farklı olaylar da aynı başlık altında toplanıyor. Yani ortada, bütün ülkeye yayılmış kadın cinayetlerini anlatan bir genel tablo değil; belirli bir saik şüphesiyle açılmış daha sınırlı bir kayıt kümesi var.

Dosyaların kaçı soruşturmaya dönüştü, kaçı mahkûmiyetle sonuçlandı, kaçı gerçekten “onur saiki” kapsamında değerlendirildi; bunların da tamamı net biçimde izlenmiyor. Bu nedenle eldeki verinin sınırları açık. Buna rağmen haberin başlığında ve sunuluş biçiminde, sanki Hollanda’daki kadınlara yönelik şiddetin ana kaynağı belirli göçmen topluluklarmış gibi bir çerçeve kuruluyor.

Kadınlar yine görünmez kaldı

Üstelik bu veri setinde mağdurların kadın mı erkek mi olduğu da düzenli biçimde tutulmuyor. Haberde, merkez yöneticisinin çoğu mağdurun kadın olduğunu söylediği aktarılıyor. Ancak bu bile, doğrudan ve sistemli bir istatistik değil. Yani etnik köken konusunda çok net bir vurgu kurulurken, kadınların ne ölçüde hedef alındığı aynı açıklıkla ortaya konmuyor. Bu durum, haberin hangi bilgiyi öne çıkardığını da açık biçimde gösteriyor. Göçmen kimliği görünür kılınıyor, kadınlara yönelen yapısal şiddet ise geri plana düşüyor.

Geniş tablo bambaşka bir gerçeğe işaret ediyor

Oysa Hollanda İstatistik Kurumu CBS’nin verileri, ülkenin karşı karşıya olduğu asıl sorunu çok daha açık biçimde ortaya koyuyor. Kurumun 2025 sonunda yayımladığı çalışmaya göre, Hollanda’da son beş yılda her yıl ortalama 43 kadın öldürüldü. Bu, yaklaşık her sekiz günde bir kadının hayatını kaybettiği anlamına geliyor. Daha da çarpıcı olan ise şu: Bu kadınların yaklaşık yarısında şüpheli fail, partner ya da eski partnerdi. 2020-2024 döneminde yılda ortalama 22 kadın, birlikte olduğu ya da daha önce birlikte olduğu erkek tarafından öldürüldü.

Bu veriler, kadın cinayetlerinin Hollanda’da istisnai, marjinal ya da yalnızca belirli kültürel çevrelere ait bir mesele olmadığını açıkça gösteriyor. Tersine, sorun toplumun içine yayılmış durumda. En tehlikeli yer çoğu kez ‘uzak mahalleler’ değil; evin içi, ilişki, ayrılık süreci ve gündelik hayatın en yakın halkası oluyor.

CBS’nin aynı çalışmasına göre, özellikle 20 ile 40 yaş arasındaki kadınlar daha yüksek risk altında. Boşanmış kadınların ise oransal olarak daha fazla tehlike altında olduğu belirtiliyor. Bu da, kadın cinayetlerinin yalnızca tekil öfke patlamalarıyla açıklanamayacağını gösteriyor. Burada, ayrılığı kabullenemeyen erkek şiddeti, sahiplenme duygusu, kontrol isteği ve aile içi baskı gibi çok daha derin bir sorun ağı bulunuyor.

Savcılık da asıl sorunu böyle tanımlıyor

Hollanda savcılığı da kadın cinayetlerini daha geniş bir çerçevede ele alıyor. Savcılığın yaklaşımına göre kadın cinayeti, kadınların kadın oldukları için öldürülmesini anlatıyor. Kurumun aktardığı çerçevede, 2022 yılında 48 kadın şiddet sonucu yaşamını yitirdi. Pek çok olayda fail partner ya da eski partnerdi. Üstelik bu vakaların öncesinde çoğu zaman aile içi şiddet geçmişi bulunuyordu. Yani resmî kurumların daha geniş değerlendirmesinde, asıl süreklilik gösteren sorun belirli bir etnik grup değil; kadınların en yakınlarındaki erkeklerden gördüğü ölümcül şiddet.

Bu tablo, göçmen topluluklar içinde yaşanan vakaların yok sayılması gerektiğini göstermiyor. Elbette o dosyalar da ciddiyetle ele alınmalı. Ancak bir alt kümeyi bütün resim gibi göstermek, toplumsal gerçeği çarpıtıyor. Kadın cinayetleri gibi ağır bir konuda bu çarpıtma, yalnızca yanlış bir vurgu yaratmıyor; aynı zamanda sorunun merkezini de yer değiştiriyor ve dolayısıyla çözümü zorlaştırıyor.

Başlık göçmeni gösteriyor, istatistik partneri

Ortada iki farklı anlatı var. Biri, sınırlı sayıdaki belirli dosyaları seçip göçmen toplulukları görünür kılıyor. Diğeri ise ülke genelindeki kadın cinayetlerini gösterip failin çoğu zaman partner ya da eski partner olduğunu ortaya koyuyor. İlk anlatı, okurun öfkesini tanıdık bir hedefe yöneltiyor; ‘öteki’ne. İkinci anlatı ise daha rahatsız edici bir gerçeği işaret ediyor; şiddet, toplumun merkezinde duruyor. Evde, ilişkide, ayrılıkta, gündelik hayatın içinde büyüyor.

Bu nedenle mesele yalnızca bir haberin dili değil. Aynı zamanda toplumun neyi tehdit, neyi normal gördüğüyle ilgili. Göçmen mahalleleri başlığa taşımak kolay. Ama kadınların en çok kendi yakınlarındaki erkekler tarafından öldürüldüğünü kabul etmek, çok daha sarsıcı bir yüzleşme gerektiriyor.

Veri seçimi de bir siyasettir

Haberlerde hangi rakamın öne çıkarıldığı, hangi kurumun verisine ilk paragrafta yer verildiği ve hangi topluluğun adının başlığa taşındığı tesadüf değil. Bu tercihlerin her biri, okurun zihninde bir çerçeve kuruyor. Eğer kadın cinayetlerinin yaygınlığı yerine göçmen köken vurgusu merkeze yerleşiyorsa, orada yalnızca bilgi aktarılmıyor; aynı zamanda bir toplumsal ima da üretiliyor. Şiddetin yapısal niteliği geri çekiliyor, köken ise başlı başına açıklama gibi sunuluyor.

Oysa geniş veriler daha yalın bir gerçeği anlatıyor; Hollanda’da kadınlar en çok partnerleri ve eski partnerleri tarafından öldürülüyor. Bu tablo, belirli bir etnik grubun değil, toplumun bütününe yayılmış erkek şiddetinin sonucu. Haber dili bunu görünmez kıldığında, kadınların uğradığı şiddet bir kez daha ikinci plana itilmiş oluyor.

Kadınlar ölürken gözler sürekli başka mahallelere çevriliyorsa, sorun yalnızca şiddetin kendisi değil, kimin hikâyesinin anlatılmaya değer bulunduğudur.

Geri Dön 31 Mart 2026 Salı Önceki Yazılar

ESKİ BÜLTENLER

Hoş geldiniz / Herzlich Willkommen
Ziyaretçilerin web sitemizi mümkün olan en iyi şekilde kullanmasını sağlamak için çerezler ve teknolojiler (araçlar) kullanıyoruz. Bize onay verirseniz, bir site ziyaretçisinin uç cihazında bilgi ve veri depolayan ve bunlara buradan erişen üçüncü taraf hizmetlerini kullanacağız. Veri koruma beyanımızdaki gelecek için geçerli olmak üzere, onayınızı istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz. Avrupadan'da kişisel verilerinizin işlenmesi, haklarınız ve Genel Veri Koruma Yönetmeliği hükümlerine göre irtibat kurulacak kişiler hakkında bilgi veri koruma bildirimi altında bulunabilir: https://avrupadan.com/sayfa/datenschutz


Wir verwenden Cookies und Technologien (Tools), um den Besucher die optimale Nutzung unserer Webseite zu ermöglichen. Sofern Sie uns Ihre Einwilligung erteilen, werden wir Dienste von Drittenanbietern verwenden, die Informationen und Daten im Endgerät eines Seitenbesuchers speichern und dort abrufen. Sie können Ihre Einwilligung jederzeit mit Wirkung für die Zukunft in unserer Datenschutzerklärung widerrufen. Informationen über die Verarbeitung personenbezogener Daten bei Avrupadan, Ihre Rechte und Ansprechpartner gemäß den Bestimmungen der Datenschutzgrundverordnung finden Sie unter Datenschutzhinweis: https://avrupadan.com/sayfa/datenschutz
KABUL ET / ZUSTIMMEN
REDDET / ABLEHNEN