AVRUPADAN Youtube Video
Doğum alarmı: 1,35’lik oran ülkeyi düşündürüyor
Almanya’da kadın başına doğum sayısı 1,35’e düştü. Göç artışı da nüfus kaybını telafi edemiyor. Uzmanlar sosyal sistem için uyarıyor.
Almanya’da doğum oranları gerilemeye devam ediyor. Alman İstatistik Dairesinin verilerine göre kadın başına düşen çocuk sayısı 1,35’e indi. Nüfusun kendini koruyabilmesi için gerekli oran ise 2,1.
2025’te doğan çocuk sayısı, bir önceki yıla göre 27 bin azalarak 650 bine geriledi. Aynı dönemde yaklaşık birer milyon kişi hayatını kaybetti. 31 Aralık 2025 itibarıyla ülke nüfusu 100 bin azalarak 83,5 milyona düştü.
Çocuk isteği var, güven yok
Nüfus Araştırmaları Enstitüsü Direktörü C. Katharina Spieß, gençlerin çocuk sahibi olma arzusunun sürdüğünü söylüyor. Ancak bunun hayata geçirilemediğine dikkat çekiyor.
Spieß’e göre 19-29 yaş grubunun beklentilerine bakıldığında doğum oranının 2,4 olması gerekiyor. Fakat çoklu krizler ve gelecek kaygısı, aile kurma kararını erteliyor. Güvende olma hissinin zayıflaması belirleyici bir etken olarak öne çıkıyor.
Çocuk artık pahalı mı?
Konut sıkıntısı, artan kiralar ve yetersiz çocuk bakım imkânları aileleri zorluyor. Çocuk sahibi olan ebeveynlerin çalışma saatlerini azaltması, gelir kaybı korkusunu artırıyor. “Almanya’da çocuk yapmak artık çok pahalı” görüşü yaygınlaşıyor.
Resmî projeksiyonlara göre Almanya’nın nüfusu 2070’e kadar yaklaşık yüzde 10 azalacak. Göç artışı da bu düşüşü tamamen telafi edemeyecek.
100 çalışana 33 emekli
Federal İstatistik Dairesi Nüfus Bölümü Başkanı Karsten Lummer, asıl sorunun yaşlanma olduğunu vurguluyor. Çalışma çağındaki 100 kişiye 33 emekli düşüyor. 2035’te her dört kişiden biri 67 yaşını doldurmuş olacak.
2050’ye kadar 80 yaş üzerindeki nüfusun 6 milyondan 9 milyona çıkması bekleniyor. Şu anda 80 yaş üstündekilerin yaklaşık yüzde 40’ı bakıma muhtaç.
Ayakta bakım hizmetlerinde bugün 280 bin kişi çalışıyor. Bu sayının 2049’da 690 bine çıkması gerekecek.
Sosyal sistem baskı altında
Dresden’deki Alman Ekonomik Araştırmalar Enstitüsünden iktisatçı Joachim Ragnitz, emeklilik sisteminin ağır baskı altında olduğunu söylüyor. Nitelikli iş gücü açığının kapatılamadığına dikkat çekiyor.
Lummer ise “Doğum oranlarımız düşük ama sosyal sistemimiz hâlâ yüksek doğum oranlarına göre işliyor” diyerek yapısal reform ihtiyacını vurguluyor.
Göç tek başına çözüm değil
Almanya 1990’lardan bu yana yaklaşık 11 milyon göç aldı. Özellikle 2015-2016’da Suriye’den, 2022’den sonra Ukrayna’dan yoğun göç yaşandı. Ancak göçmenlerin iş gücü piyasasına katılımı yavaş ilerledi.
İstihdam Piyasaları ve Meslek Araştırmaları Enstitüsünün verilerine göre 2015-2016 dalgasıyla gelenlerin üçte ikisi çalışıyor. Ukrayna’dan gelenlerde ise istihdam oranı yüzde 31’de kalıyor.
Almanya’da bir milyondan fazla Ukraynalı yaşıyor. Türklerin ardından ikinci büyük göçmen grubu Ukraynalılar. Spieß’e göre Ukraynalıların yüzde 42’si Almanya’da kalmak istiyor. Ancak kararsızların sayısı da artıyor.
Umut sağlıklı yaşlanmada
Uzmanlara göre göç, nüfus sorununu hafifletebilir ama ortadan kaldıramaz. Sağlık ve emeklilik sistemlerinin sürdürülebilirliği için yeni politikalar gerekiyor.
Karsten Lummer, yaşlıların mümkün olduğunca uzun süre sağlıklı kalmasının en büyük umut olduğunu söylüyor. Tıptaki ilerlemelere işaret eden Lummer, daha fazla hareket, alkol ve tütün tüketiminin azaltılması çağrısı yapıyor.
Geri Dön 02 Mart 2026 Pazartesi Önceki Yazılar