AVRUPADAN Youtube Video
Berlin'de Elif Eralp, kuzeydoğuda aşırı sağ zaferi
Berlin'de Sol Parti yüzde 25,7 ile ilk sıraya yerleşti. Elif Eralp kendi bölgesinde yüzde 50'yi aştı. Mecklenburg-Vorpommern'da AfD kazandı, CDU ise tarihinde ilk kez bir eyalet meclisinin dışında kaldı.
Almanya'da aynı gün yapılan Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern seçimleri ülke siyasetinde dikkat çeken iki farklı tablo ortaya çıkardı. Berlin'de Türk kökenli Elif Eralp'in başbakan adayı olduğu Sol Parti tarihinin en yüksek sonuçlarından birini alarak seçimi kazanırken, Mecklenburg-Vorpommern'da AfD ilk sıraya yerleşti.
Berlin'deki geçici resmî sonuçlara göre Sol Parti yüzde 25,7 oy aldı. CDU yüzde 18,8 ile ikinci, AfD yüzde 16,3 ile üçüncü oldu. Yeşiller yüzde 14,3, SPD yüzde 12,1'de kaldı. BSW ise yüzde 4,7 ile barajı aşamadı. Seçime katılım yüzde 74,2'ye yükseldi.
Sol Parti oyunu iki kattan fazla artırdı
Berlin'de 2023'te yüzde 12,2 oy alan Sol Parti, üç yıl içinde oy oranını iki kattan fazla artırdı. Parti ilk kez Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinden birinci çıktı.
Geçici sonuçlara göre 158 sandalyeli mecliste Sol Parti 47, CDU 34, AfD 29, Yeşiller 26 ve SPD 22 sandalye kazanıyor. Mevcut CDU-SPD yönetimi böylece çoğunluğunu kaybetti.
Alman basınındaki seçim analizlerinde Sol Parti'nin yükselişinin yalnızca geleneksel seçmen tabanıyla açıklanamayacağına dikkat çekiliyor. t-online'ın Berlin Seçim Kurulu verilerine dayandırdığı analizine göre parti özellikle gençler ve eski Batı Berlin'in merkezi bölgelerinde büyük sıçrama yaptı.
Eralp kendi bölgesinde yüzde 50'yi geçti
Elif Eralp, Friedrichshain-Kreuzberg 1 seçim bölgesinde ilk oyların yüzde 50,4'ünü aldı. Bu oran Berlin'deki 78 seçim bölgesinde herhangi bir adayın elde ettiği en yüksek doğrudan aday sonucu oldu.
Sol Parti, Friedrichshain-Kreuzberg genelinde yüzde 44,2'ye ulaştı. 2023'te bu oran yüzde 21,1'di. Uzun yıllar Yeşillerin güçlü olduğu ilçedeki beş doğrudan milletvekilliğinin tamamını Sol Parti kazandı.
Parti yalnızca Kreuzberg ve Neukölln gibi merkez ilçelerde değil, daha önce zayıf olduğu Spandau, Reinickendorf ve Charlottenburg-Wilmersdorf gibi bölgelerde de önemli oy artışları elde etti. Sol Parti toplam 78 seçim bölgesinin 28'inde doğrudan milletvekilliği kazandı.
Genç kadınlarda yüzde 51'e ulaştı
Seçimin en dikkat çekici sonuçlarından biri genç seçmenlerin tercihi oldu.
Infratest dimap'ın ARD için yaptığı sandık çıkış araştırmasına göre 25 yaşın altındaki seçmenlerin yüzde 43'ü Sol Parti'ye oy verdi. 25-34 yaş grubunda bu oran yüzde 49'a çıktı.
25 yaş altındaki kadın seçmenlerde Sol Parti'nin oy oranı yüzde 51 olarak ölçüldü. Aynı yaş grubundaki erkeklerde oran yüzde 34 oldu. İlk kez oy kullanan seçmenlerin yüzde 39'u da Sol Parti'yi tercih etti.
Seçimin ana konusu kiralar oldu
ARD'nin seçim analizine göre Berlin'de Sol Parti'nin yükselişinde konut ve kira sorunu belirleyici başlıklardan biri oldu.
Araştırmaya katılanların yüzde 37'si uygun fiyatlı konut konusunda en fazla Sol Parti'ye güvendiğini söyledi. Diğer partiler bu alanda çift haneli düşük oranlarda kaldı.
Eralp seçim kampanyası boyunca kira fiyatlarını merkeze aldı. Alman basınının da sıkça dikkat çektiği Eralp, üzerinde 'Mietendeckel', yani 'kira tavanı' yazan bir kolyeyle kampanya yürüttü.
Konut şirketlerinin kamulaştırılması koalisyonda sorun olabilir
Sol Parti'nin en tartışmalı önerilerinden biri büyük özel konut şirketlerinin bedeli karşılığında kamulaştırılması.
Berlinliler 2021'de yapılan referandumda, 3 binden fazla konutu bulunan büyük şirketlerin konutlarının kamulaştırılması yönünde yüzde 59'un üzerinde oy kullanmıştı. Ancak referandumun sonucu henüz yasaya dönüştürülmedi.
ARD'nin seçim günü araştırmasına göre bugün Berlinlilerin yüzde 51'i bu öneriye karşı çıkarken, yüzde 37'si destekliyor. Sol Parti seçmenlerinde destek yüzde 72'ye çıkıyor.
Bu başlık, kurulacak yeni hükûmet açısından en önemli anlaşmazlık alanlarından biri olabilir. Eralp seçimden sonra SPD ve Yeşillerle görüşmek istediğini açıkladı. Sol Parti, SPD ve Yeşillerin toplam 95 sandalyesi bulunuyor ve bu sayı hükûmet kurmak için gereken çoğunluğun üzerinde.
Ancak SPD, konut şirketlerinin kamulaştırılmasına Sol Parti kadar sıcak yaklaşmıyor. Alman basınında bu nedenle olası Sol Parti-SPD-Yeşiller hükûmetinin otomatik olarak kurulmuş sayılmaması gerektiğine dikkat çekiliyor. CDU, Yeşiller ve SPD'nin toplam sandalye sayısı da matematiksel olarak çoğunluğa yetiyor.
Eralp konuşmasını Türkçe bitirdi, kutlamada Tarkan çaldı
Seçim gecesinde Eralp'in kutlama konuşması da Türkiye'de dikkat çekti.
Sözcü'nün haberine göre Eralp, konuşmasının sonunda Türkçe olarak "Tarih yazdık arkadaşlar" dedi. Kutlama sırasında Tarkan'ın şarkıları da çalındı.
Eralp Almanca konuşmasında ise "Bugünden itibaren Berlin'imizi birlikte değiştireceğiz ve daha iyi bir yer hâline getireceğiz" dedi. Kentte "sevgi ve adaletin nefrete karşı kazandığını" söyledi.
Alman basını da Türkiye'deki yoğun ilgiyi haberleştirdi. t-online, Halk TV ve Sözcü gibi Türk basın kuruluşlarının Eralp'in Türk kökenini ve seçim başarısını manşetlerine taşıdığını yazdı.
Seçim gecesinde Remmo tartışması çıktı
Sol Parti'nin seçim gecesine ilişkin Alman basınında geniş yer bulan başka bir gelişme ise Neukölln'deki parti kutlamasında Issa Remmo'nun görülmesi oldu.
Remmo ailesinin kamuoyunda tanınan isimlerinden Issa Remmo'nun parti kutlamasına gelmesi tartışma yarattı. Eralp, Remmo'nun davetli olmadığını ve fark edilmesinin ardından mekândan çıkarıldığını söyledi.
Eralp, "Organize suçla hiçbir ilgimiz yok. Bununla mücadele ediyoruz" açıklamasını yaptı. Sol Parti'nin Neukölln teşkilatı da Remmo ile siyasi veya kişisel bağlarının bulunmadığını bildirdi.
Yahudi Merkez Konseyi'nden Sol Parti'ye eleştiri
Seçim sonucunun ardından Almanya Yahudileri Merkez Konseyi Başkanı Josef Schuster de Sol Parti'yi eleştirdi.
Schuster, partinin seçim kampanyası sırasında antisemitizmle ilgili tartışmalarda yeterli önlem almadığını savundu ve parti içindeki bazı olaylara siyasi veya kişisel sonuç doğuracak şekilde müdahale edilmediğini ileri sürdü.
SPD Berlin'de tarihinin en kötü sonucunu aldı
Seçimin diğer dikkat çekici sonucu SPD'nin yüzde 12,1'e gerilemesi oldu.
Tagesspiegel'e göre bu, Berlin SPD'sinin yeniden birleşmeden bu yana aldığı açık ara en düşük sonuç. Parti 37 yıldır kesintisiz biçimde Berlin yönetimlerinde yer alıyordu.
SPD'nin başbakan adayı Steffen Krach seçim gecesini "Berlin SPD'si için felaket bir akşam" sözleriyle değerlendirdi.
Eski Berlin Belediye Başkanı ve mevcut Ekonomi Senatörü Franziska Giffey de seçim bölgesini kaybetti. Giffey, Neukölln 6 bölgesinde CDU'lu Olaf Schenk'in gerisinde kaldı ve eyalet listesinden de aday olmadığı için yeni Berlin Eyalet Meclisi'ne giremedi.
CDU'nun başbakan adayı Stefan Evers de kendi seçim bölgesini AfD adayına kaybetti.
Mecklenburg-Vorpommern'da AfD yüzde 38,2 ile birinci
Berlin'den farklı bir tablo ise Mecklenburg-Vorpommern'da ortaya çıktı.
Geçici resmî sonuçlara göre AfD yüzde 38,2 oyla birinci oldu. Başbakan Manuela Schwesig'in SPD'si yüzde 35,5 ile ikinci sırada kaldı.
Sol Parti yüzde 6,5, Yeşiller yüzde 5,7 oy aldı. CDU yüzde 4,9, BSW yüzde 4,8, FDP ise yüzde 1'de kaldı.
Seçime katılım yüzde 78'e yükseldi. Bu seçimde Mecklenburg-Vorpommern'da ilk kez 16 ve 17 yaşındaki gençler de oy kullanabildi.
CDU Almanya tarihinde ilk kez bir eyalet meclisinin dışında
CDU'nun yüzde 4,9'da kalması Almanya siyasetinde tarihî bir sonuç doğurdu.
Parti, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki tarihinde ilk kez bir Alman eyalet meclisine giremedi. CDU, 2021'de Mecklenburg-Vorpommern'da yüzde 13,3 oy almıştı.
Başbakan ve CDU Genel Başkanı Friedrich Merz, Mecklenburg-Vorpommern sonucunu "felaket" olarak değerlendirdi. Merz buna rağmen hükûmetin reform programını sürdürmek istediğini söyledi ve görevine devam edeceğini açıkladı.
Mecklenburg-Vorpommern Başbakanı Manuela Schwesig ise Merz'in açıklamalarını eleştirerek başbakanın sonuçlar karşısında "daha fazla alçakgönüllülük" göstermesi gerektiğini söyledi.
AfD bazı kırsal bölgelerde yüzde 70'i geçti
Mecklenburg-Vorpommern'daki ayrıntılı sonuçlar kent ile kırsal bölgeler arasındaki farkı da ortaya koydu.
t-online'ın seçim kurulu verilerinden yaptığı analize göre AfD, 36 seçim bölgesinin 22'sini kazandı. Özellikle eyaletin doğusundaki kırsal bölgelerde oy oranları çok yüksek seviyelere çıktı.
Vorpommern-Greifswald bölgesindeki Groß Luckow'da AfD'nin ikinci oy oranı yüzde 78,6 oldu. Köyde 138 kayıtlı seçmen bulunuyor. Aynı eyalette 61 farklı belediyede AfD yüzde 60'ın üzerinde oy aldı.
Büyük kentlerde ise tablo farklıydı. Schwerin, Rostock, Greifswald, Wismar ve Neubrandenburg gibi kentlerde SPD ikinci oylarda AfD'nin önünde yer aldı. Schwesig kendi seçim bölgesinde de doğrudan milletvekilliğini yüzde 54'ün üzerinde oyla kazandı.
AfD kazandı ancak tek başına hükûmet kuramıyor
71 sandalyeli Mecklenburg-Vorpommern Eyalet Meclisi'nde AfD 32, SPD 29, Sol Parti ve Yeşiller ise beşer sandalye kazandı. Çoğunluk için 36 sandalye gerekiyor.
AfD bu nedenle tek başına hükûmet kuramıyor. SPD, Sol Parti ve Yeşillerin toplam 39 sandalyesi bulunuyor. Bu üç partinin kuracağı bir hükûmet matematiksel olarak mümkün.
AfD dışındaki partiler seçim öncesinde AfD ile koalisyon kurmayacaklarını açıklamıştı. AfD'nin başbakan adayı Leif-Erik Holm ise seçimi kazanan parti olarak diğer partileri görüşmelere çağırmak istediğini söyledi.
İki seçim Berlin'deki federal hükûmeti de sarstı
Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern sonuçları yalnızca eyaletlerle sınırlı kalmadı. Alman basınında seçimlerin federal hükûmete yönelik bir mesaj taşıdığı değerlendirmeleri geniş yer buldu.
CDU iki eyalette de ağır kayıp yaşarken, SPD Berlin'de tarihinin en düşük seviyesine geriledi. SPD Eş Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil de özellikle emeklilik düzenlemelerinin halkta "büyük belirsizlik" yarattığını kabul etti.
Merz ise iki seçimden sonra federal hükûmetin reform çizgisinden vazgeçmeyeceğini söyledi. Böylece Berlin'deki koalisyon görüşmeleri ve Mecklenburg-Vorpommern'daki yeni hükûmet arayışının yanı sıra, seçim sonuçlarının CDU ve SPD içinde başlatacağı tartışmalar da Almanya siyasetinin yeni gündemlerinden biri hâline geldi.
Geri Dön 21 Eylül 2026 Pazartesi Önceki Yazılar