AVRUPADAN Youtube Video
Alman vizesi çileye döndü: Kendi düğününe 23 saat kala yetişti!
Türkiye’den Almanya’ya gitmek isteyen birçok kişi aylarca vize randevusu bekliyor. Düğünler, cenazeler, akademik ve kültürel etkinlikler aksıyor.
Türkiye’den Almanya’ya gitmek isteyenlerin vize çilesi giderek büyüyor. Almanya’nın Türkiye’deki dış temsilciliklerinde bazı vize kategorileri için bekleme süresi 11 aya kadar çıkıyor.
Bu durum yalnızca tatil ya da kısa ziyaret planlarını değil, aile hayatını, düğünleri, cenazeleri, akademik çalışmaları, kültür etkinliklerini ve iş ilişkilerini de etkiliyor.
Türkiye’den Almanya’ya seyahat etmek isteyenler vize almak zorunda. Buna karşılık Alman vatandaşları Türkiye’ye vizesiz girebiliyor. İki ülke arasındaki bu fark, özellikle Almanya’da yaklaşık 3 milyon Türkiye kökenli insanın yaşadığı düşünüldüğünde daha büyük bir sorun hâline geliyor.
Kendi düğününe son anda yetişti
İstanbul’da yaşayan 46 yaşındaki Aylin Yılmaz da bu süreçten etkilenenlerden biri. Adı değiştirilen Yılmaz, Almanya’da evlenebilmek için vizeye başvurdu. Ancak vizenin çıkması 11 ay sürdü.
Yılmaz ve partneri düğün tarihini iki kez ertelemek zorunda kaldı. İlk tarih ilkbahardan 21 Ağustos 2025’e alındı. Ancak o tarihe kadar da vize randevusu çıkmadı. Bunun üzerine düğün 17 Ekim’e ertelendi.
Yılmaz, vizesinin düğünden yalnızca 23 saat önce çıktığını anlattı. “Ben sadece sevdiğim insanla evlenmek istedim ve bunun için neredeyse bir yıl beklemek zorunda kaldım. Bu gerçekten delilik” dedi.
Düğüne birçok arkadaşını davet etmeyi planladıklarını ancak belirsizlik nedeniyle bunun mümkün olmadığını söyledi. Nikâhta yalnızca çift ve tanıklar vardı.
Aile bağları vize engeline takılıyor
Almanya ile Türkiye arasındaki aile bağları çok güçlü. Buna rağmen vize bekleme süreleri, aile ziyaretlerini ve özel günleri zorlaştırıyor.
Türk Toplumu Almanya Başkanı Gökay Sofuoğlu, mevcut vize uygulamasının kabul edilemez olduğunu söyledi. Sofuoğlu’na göre sorun doğrudan insanların hayatına dokunuyor.
Sofuoğlu, birçok ailenin aylarca, hatta yıllarca ayrı kaldığını belirtti. Özellikle yaşlı yakınların desteğe ihtiyaç duyduğu durumlarda bu gecikmelerin daha ağır sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
Cenaze ve insani durumlar için özel kolaylıklar bulunduğunu belirten Alman Dışişleri Bakanlığı’na karşın, bazı başvuru sahipleri yakınlarının cenazesine yetişemediklerini aktarıyor.
Bilim insanları ve sanatçılar da etkileniyor
Sorun yalnızca aile ziyaretleriyle sınırlı değil. Yeşiller Milletvekili Ayşe Asar, vize gecikmelerinin kültür ve bilim alanında da ciddi aksamalara yol açtığını söyledi.
Asar, Hessen’de düzenlenen Türk Tiyatrosu Festivali’nde bazı sanatçıların vize randevusu alamadığı için oyunların planlandığı gibi sahnelenemediğini anlattı. Bazı etkinlikler iptal edilmek zorunda kaldı.
Bilim insanları açısından da benzer bir çelişki yaşanıyor. Almanya bir yandan nitelikli araştırmacıları ülkeye çekmek istiyor, diğer yandan vize süreçleri bu insanların gelmesini zorlaştırıyor.
Asar, bunun temel bir çelişki olduğunu belirterek, “En iyi beyinleri Almanya’ya getirmek istiyoruz ama süreç daha vize aşamasında tıkanıyor” değerlendirmesini yaptı.
“Bürokrasi değil, siyasi sorun”
Yeşillerin göç politikaları uzmanı Filiz Polat da vize bekleme sürelerinin artık yalnızca bürokratik bir sorun olmadığını söyledi.
Polat’a göre milyonlarca Türkiye kökenli insanın aile ve yaşam bağlarını etkileyen bu belirsizlik kabul edilemez. Almanya’nın dünyadan iş gücü, öğrenci ve yatırımcı çekmeye çalışırken birçok başvuru sahibini ve ailelerini öncelikle güvenlik ya da göç riski olarak görmesi temel bir çelişki yaratıyor.
SPD Milletvekili Macit Karaahmetoğlu da uzun vize süreçlerinin insanları ciddi biçimde mağdur ettiğini belirtti. Karaahmetoğlu, bu uygulamaların Türk-Alman ilişkilerinin önemine uygun olmadığını söyledi.
Buna karşın Karaahmetoğlu, vize serbestisinin uzaklaşmasında Türkiye’de hukukun üstünlüğü alanındaki gerilemenin de etkili olduğunu savundu.
Alman Dışişleri Bakanlığı yoğunluğu gerekçe gösteriyor
Alman Dışişleri Bakanlığı ise sorunun başlıca nedeninin başvuru yoğunluğu olduğunu belirtiyor.
Bakanlığa göre Türkiye’deki dış temsilcilikler, mevcut kabul ve işlem kapasitesini aşan düzeyde vize talebiyle karşı karşıya. Bu nedenle tüm kategorilerde randevu taleplerinin kısa sürede karşılanması mümkün olmuyor.
Bakanlık, çalışanların yoğun çaba gösterdiğini, uzun vadede tüm kategorilerde bekleme sürelerini azaltmayı hedeflediklerini bildirdi.
İş insanları için daha hızlı yol var
Bazı gruplar için vize süreci daha hızlı ilerliyor. Alman Dışişleri Bakanlığı, iki ülke açısından siyasi, ekonomik ve toplumsal önemi yüksek bazı kategorilerin öncelikli değerlendirildiğini belirtiyor.
Yaklaşık bir yıl önce başlatılan Business Fast Track programı sayesinde bazı şirket çalışanları birkaç hafta içinde vize alabiliyor.
İstanbul’daki Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Burkhardt Hellemann, bu uygulamayı olumlu bulduğunu söyledi. Ancak programa katılım kriterlerinin hâlâ çok sıkı olduğunu belirtti.
Hellemann’a göre program dışında kalan şirketler çok uzun süre beklemek zorunda kalıyor. Bu da Alman ekonomisine zarar veriyor. Hellemann, Türkiye’deki bazı müşterilerin “Almanya için vize alamazsam makineleri Çin’den alırım” dediğini aktardı.
Vize serbestisi hâlâ uzak
Türkiye vatandaşları için vize serbestisi yıllardır gündemde olsa da süreç ilerlemiyor.
Avrupa Birliği, 2013 sonunda Türkiye vatandaşlarına vizesiz seyahat perspektifi sunmuştu. 2015’teki mülteci mutabakatıyla sürecin hızlandırılması hedeflendi. Ancak bunun için belirlenen 72 kriterin tamamı hâlâ yerine getirilmedi.
Eksik başlıklardan biri, AB’ye göre temel hakları sınırlayan terörle mücadele yasalarının reformu. Türkiye’nin AB üyelik müzakereleri de 2018’den bu yana fiilen donmuş durumda.
Öte yandan Türkiye’de yeşil, gri ve diplomatik pasaport sahipleri vizesiz seyahat ayrıcalığından yararlanabiliyor. Bordo pasaport sahipleri ise uzun randevu ve işlem sürelerini beklemek zorunda kalıyor.
Vize krizi ilişkileri yıpratıyor
Vize sorunu, Almanya ile Türkiye arasındaki ilişkilerde giderek daha görünür bir gerilim başlığına dönüşüyor.
Türkiye kökenli aileler düğün, cenaze ve ziyaret planlarını yapamaz hâle gelirken; sanatçılar, bilim insanları ve iş dünyası da belirsizlikten etkileniyor.
Aylin Yılmaz bugün yaşadıklarına gülebildiğini söylüyor. Ancak o dönem çok ağır bir stres yaşadığını belirtiyor. Ona göre seyahat kısıtlamasını hiç yaşamamış insanlar bu süreci anlamakta zorlanıyor.
“Vize deyince akıllarına kredi kartı geliyor” sözleri, Türkiye’den Almanya’ya gitmek isteyen binlerce kişinin yaşadığı bürokratik çıkmazı özetliyor.
Geri Dön 20 Haziran 2026 Cumartesi Önceki Yazılar