AVRUPADAN Youtube Video
Londra’da aşırı sağa karşı kitlesel yürüyüş
Londra’da on binlerce kişi aşırı sağ siyasete karşı yürüdü. Gösteri, ülke tarihinin en büyük çokkültürlü protestosu olarak tanımlandı.
İngiltere’nin başkenti Londra’da on binlerce kişi aşırı sağ siyasete karşı yürüdü. Organizatörler, Together Alliance yürüyüşüne yarım milyon kişinin katıldığını öne sürdü. Polis ise sayının yaklaşık 50 bin olduğunu açıkladı. Ancak kalabalığın çok geniş bir alana yayılması nedeniyle kesin sayının tespit edilmesinin zor olduğu da kabul edildi.
Park Lane’de başlayan yürüyüş, Whitehall üzerinden Trafalgar Meydanı’na ulaştı. Eyleme 100’den fazla yardım kuruluşu, kampanya grubu ve sendika katıldı. Gösteri, geçen eylülde Tommy Robinson’ın düzenlediği ‘unite the kingdom’ mitingine yanıt olarak örgütlendi.
Geniş bir ittifak kuruldu
Yürüyüşe ülkenin dört bir yanından otobüsler kaldırıldı. Sadece Manchester’dan 10 otobüsün geldiği belirtildi. Gösteriye oyuncular, müzisyenler ve komedyenler de destek verdi. Kalabalık, yürüyüş boyunca sahne performansları da izledi.
Whitehall’daki konuşmalarda, aşırı sağa karşı yalnızca seçim dönemlerinde değil, gündelik hayatın içinde de örgütlenme çağrısı öne çıktı. İşçi Partisi milletvekili Diane Abbott ile Yeşiller Partisi lideri Zack Polanski’nin konuşmaları kalabalıktan güçlü destek gördü.
Polanski kalabalığa şöyle seslendi:
Mahallelerinize, toplum merkezlerinize, sendikalarınıza, arkadaşlarınıza ve komşularınıza geri dönün. Kendi topluluklarımızda örgütlenmeliyiz. Birkaç hafta içinde yerel seçimler var.
Polanski daha sonra “Nefreti yeneceğiz. Umudu yeniden normal hâle getirmenin zamanı geldi” dedi.
Aşırı sağın etkisinin gerilemeye başladığını savunan Polanski, “Karanlık zamanlar yaşandı. İnsanların korktuğunu biliyorum. Ama bugün gibi günler bir mesaj vermek için var; Tommy Robinson’a, Nigel Farage’a ve onlara alan açanlara bir mesaj” ifadelerini kullandı.
Sokakta yalnızca partiler değil, topluluklar vardı
Gösterinin dikkat çeken yanlarından biri, yürüyüşün yalnızca parti siyasetiyle sınırlı kalmaması oldu. Sendikalar, göçmen dayanışma ağları, çevre hareketleri ve çok sayıda yerel inisiyatif aynı kortejde yer aldı. Bu da eylemi, yalnızca Westminster merkezli bir tepki olmaktan çıkarıp, daha geniş bir toplumsal savunma hattına dönüştürdü.
Katılımcılar arasında renkli kostümler giyenler de vardı. İsa ve Azrail kostümüyle yürüyen göstericiler dikkat çekti. Fosil yakıtlarla bağların koparılmasını savunan bir grubun üyesi olan Woody, Azrail kostümüyle eyleme katıldı. Woody, “Büyük petrol şirketleri Reform UK’nin başlıca finansörlerinden biri. Biz de fosil yakıtlarla bu bağın koparılması gerektiğini göstermek için buradayız” dedi.
Woody, siyasette sağ ve sol ayrımının yeniden daha sert konuşulduğunu belirterek, sol içindeki farklı kesimlerin birlikte hareket etmesinin önemine dikkat çekti. Bu sözler, yürüyüşteki genel havayı da yansıttı. Çünkü alanda belirleyici olan şey tek bir kimlik değil, ortak bir tehdit karşısında bir araya gelen çok sayıda grubun varlığıydı.
İklim grupları da alandaydı
Gösteride çevre örgütleri de görünürdü. Extinction Rebellion (Yok Oluş İsyanı) içindeki ‘red rebels’ grubu, beyaza boyanmış yüzleri ve kırmızı giysileriyle yürüyüşün ters yönünde sessizce ilerledi. Grup, bu performansla iklim krizine dikkat çekmek istediklerini söyledi.
Aynı gün Croydon’da düzenlenen Reform UK mitinginde Nigel Farage’ın konuşması da iki genç iklim aktivisti tarafından protesto edildi. Güvenlik görevlileri protestoculara müdahale ederken, eylemcilerden biri “Londra’da istenmiyorsun” diye bağırdı.
Polis müdahalesi ve gözaltılar
Gösteriler sırasında polis de geniş önlem aldı. Metropolitan Polisi, National Gallery sütunlarına tırmanan iki kişinin gözaltına alındığını, bunun dışında beş kişinin daha tutuklandığını açıkladı.
Ayrıca New Scotland Yard önünde Palestine Action lehine yapılan ayrı bir gösteride 18 kişi gözaltına alındı. Bu müdahale, polisin birkaç gün önce grup lehine pankart taşıyan göstericileri yeniden gözaltına almaya başlayacağını duyurmasının ardından geldi.
Yüksek Mahkeme şubatta hükûmetin grup hakkındaki yasağını hukuka aykırı bulmuş, polis de o dönemde gözaltıları durdurmuştu. Ancak temyiz sürecinin aylar sürebileceği gerekçesiyle bu hafta yeniden gözaltı uygulamasına dönüldü. Bu durum, Londra sokaklarında aynı gün hem aşırı sağa karşı kitlesel birlik görüntüsü hem de protesto hakkı üzerindeki baskının yan yana yaşandığını gösterdi.
Mesaj yalnızca kalabalığın büyüklüğü değildi
Londra’daki yürüyüşün asıl önemi yalnızca katılım sayısında değildi. Eylem, aşırı sağın yükselişine karşı tepkinin farklı toplumsal kesimlerde ortaklaştığını gösterdi. Göçmenlerin, işçilerin, çevre hareketlerinin ve yerel dayanışma ağlarının aynı hatta buluşması, sokaktaki siyasetin sadece parlamentodan ibaret olmadığını yeniden hatırlattı.
Bu yüzden günün sonunda verilen mesaj, yalnızca bir karşı çıkış değil, nasıl bir toplum istendiğine dair bir işaret olarak da öne çıktı. Aşırı sağın korku ve dışlama dili karşısında, kalabalık başka bir yolu savundu: daha çok dayanışma, daha çok yan yana durma ve mahallelerden başlayarak yeniden örgütlenme.
Geri Dön 29 Mart 2026 Pazar Önceki Yazılar