AVRUPADAN Youtube Video
Tatlı su projelerinin dörtte üçü gecikti: Maliyet yüzde 40 arttı
Hollanda’da kuraklığa karşı hazırlanan tatlı su projelerinin çoğu gecikti. İlk aşamadaki harcamalar 365 milyon avrodan 513 milyon avroya çıktı.
Hollanda’da artan kuraklığa karşı yürütülen tatlı su projelerinde ciddi gecikmeler yaşanıyor. Hollanda Sayıştayı, gecikmeler nedeniyle projelerin pahalandığını, doğa ve ekonomi üzerindeki zararın ise giderek büyüdüğünü açıkladı.
Sayıştay’ın “Tatlı su konusunda endişeler” başlıklı raporuna göre, 2015-2021 döneminde uygulanan Tatlı Su Delta Programı’nın ilk aşamasındaki projelerin neredeyse dörtte üçü planlanan zamanda tamamlanamadı.
Ana su sisteminde ortalama üç yıl gecikme
Sayıştay’ın incelediği ana su sistemine ilişkin 15 projede ortalama gecikme üç yılı buldu.
Geciken projelerden biri IJsselmeer Gölü’nün su seviyesine ilişkin yeni düzenlemenin uygulanması oldu. Bu çalışma planlanandan beş yıl sonra tamamlandı.
Neder-Rijn ve Lek nehirlerindeki su akışının sürekli ve hassas biçimde ölçülmesini sağlayacak proje ise dört yıl gecikti.
Sayıştay, söz konusu projelerin büyük bölümünün zaten daha önce planlanmış çalışmalar olduğuna dikkat çekerek gecikmeleri özellikle kaygı verici buldu.
Maliyet 148 milyon avro arttı
Gecikmeler bütçeye de doğrudan yansıdı. İlk aşama için başlangıçta 365 milyon avro harcanması öngörülüyordu.
Ancak Delta Fonu ve bölgesel yönetimlerin toplam harcaması 513 milyon avroya yükseldi. Böylece maliyet başlangıç tahmininin yüzde 40 üzerine çıktı.
Sayıştay’a göre geciken projelerin neredeyse tamamı ilk hesaplanandan daha pahalıya mal oldu.
İkinci aşamada da aynı sorun sürüyor
Sorun yalnızca geçmiş projelerle sınırlı değil. 2022-2026 dönemini kapsayan Tatlı Su Delta Programı’nın ikinci aşamasındaki çalışmalarda da yeniden gecikmeler yaşanıyor.
Sayıştay, altyapı ve su yönetiminden sorumlu bakanlığın süreci yeterince yönlendirmediği görüşünde.
Raporda hedeflerin daha somut hale getirilmesi ve projeler için daha gerçekçi takvimler hazırlanması gerektiği vurgulandı.
Kuraklık tarım ve doğayı vuruyor
Tatlı su sıkıntısının sonuçları yalnızca kamu bütçesiyle sınırlı kalmıyor.
Sayıştay, 1998-2023 dönemini inceleyerek kuraklığın doğa, tarım, iç su taşımacılığı ve sanayi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Kuraklık nedeniyle doğal alanların zarar gördüğü, tarımsal verimin düştüğü ve ekonomik faaliyetlerin olumsuz etkilendiği belirtildi.
Raporda, küçük görünen yıllık kayıpların uzun vadede büyük toplumsal ve ekonomik zararlara dönüşebileceği uyarısı yapıldı.
2026’daki aşırı kuraklık hesaba bile katılmadı
Sayıştay’ın çalışmasında 2026 yazında yaşanan olağanüstü kuraklığın etkileri henüz yer almıyor.
Bu nedenle gerçek ekonomik ve toplumsal zararın raporda hesaplanandan daha yüksek olabileceğine dikkat çekiliyor.
Bakanlığa daha fazla sorumluluk çağrısı
Sayıştay, merkezi hükûmetin bölgesel tatlı su projelerine daha düzenli finansman sağlamasını önerdi.
İncelenen projelerde bakanlığın finansmana ortak olduğu ve eyaletlerle su idarelerinin erken aşamada sürece dahil edildiği durumlarda çalışmaların daha sık zamanında tamamlandığı belirlendi.
Sayıştay, hükûmetten tatlı su bölgelerine kalıcı ortak finansman sağlamasını ve projelerin yönetiminde daha aktif rol üstlenmesini istedi.
Rapora göre gerekli önlemler hızlandırılmazsa kuraklığın doğa, tarım, taşımacılık ve sanayi üzerindeki maliyeti artmaya devam edecek.
Geri Dön 04 Eylül 2026 Cuma Önceki Yazılar