AVRUPADAN Youtube Video
Fransa’da cezaevleri doldu, grev hazırlığı başladı
Fransa’da cezaevlerinde doluluk oranı yüzde 137’yi aştı. Gardiyan sendikası, kalabalık ve personel eksikliği nedeniyle greve hazırlanıyor.
Fransa’da cezaevlerindeki aşırı doluluk krizi derinleşiyor. Ülkenin önde gelen gardiyan sendikalarından UFAP-UNSA, cezaevlerinde çalışma koşullarının kötüleştiğini belirterek grev çağrısı yaptı.
Sendika, onlarca cezaevinde personelin iş bırakabileceğini duyurdu. Grevin gerekçesi, uzun süredir çözülemeyen aşırı kalabalık ve personel eksikliği.
Cezaevi çalışanları, gardiyanlardan kurum yöneticilerine kadar farklı kademelerde, koşulların hızla bozulduğu uyarısında bulunuyor.
Avrupa Konseyi de ocak ayında yayımladığı değerlendirmede Fransa’daki cezaevlerini eleştirmişti. Konsey, cezaevlerinin aşırı kalabalık ve çoğu zaman sağlıksız olduğunu belirtmiş, bu kurumların ‘insan deposuna’ dönüşme riski taşıdığı uyarısında bulunmuştu.
Doluluk oranı yüzde 137’yi geçti
Fransa’da cezaevlerindeki tablo rakamlara da yansıdı. 1 Mart itibarıyla cezaevlerinde doluluk oranı yüzde 137’nin üzerine çıktı.
Ülkede 63 bin 500’den az kişi için tasarlanan cezaevlerinde 87 bin 126 mahkûm ve tutuklu bulunuyor. Bu oran, Fransa’yı Avrupa’da cezaevi doluluğu en yüksek ülkeler arasına sokuyor.
Daha kötü durumda olan ülkeler arasında yalnızca Slovenya ve Kıbrıs yer alıyor. Ancak bu iki ülkenin cezaevi sistemi Fransa’ya göre çok daha küçük ölçekte.
Haftada 200 kişi artıyor
Krizin en dikkat çekici yönlerinden biri artış hızı. Fransa’da cezaevi nüfusu her hafta yaklaşık 200 kişi yükseliyor.
Hızlı önlem alınmazsa, mahkûm ve tutuklu sayısının yakın dönemde 90 bin sınırını aşabileceği belirtiliyor.
Aşırı kalabalık, hem çalışanlar hem de mahkûmlar açısından riskleri büyütüyor. Özellikle yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla kötü yalıtılmış ve kalabalık hücrelerde gerilimin yükselmesinden endişe ediliyor.
Hücre zeminlerinde yatak kullanılması da krizin sembollerinden biri hâline geldi. Mart başında yaklaşık 7 bin kişinin yerdeki yataklarda kaldığı kayda geçti.
5 bin gardiyan açığı var
Sendikalara göre krizin ikinci büyük nedeni personel eksikliği. UFAP-UNSA, ülke genelinde yaklaşık 5 bin gardiyan kadrosunun boş olduğunu belirtiyor.
Bu açık nedeniyle mevcut personel ağır yük altında çalışıyor. Sendika, güvenli çalışma koşullarının korunmasının giderek zorlaştığını savunuyor.
Planlanan grevin, ülkedeki yaklaşık 190 cezaevinden 80’ini etkileyebileceği belirtiliyor.
Ancak tüm sendikalar greve katılmıyor. Gardiyanları temsil eden en büyük yapı olan FO Justice, şimdilik eyleme destek vermedi. Sendika, böyle bir adım için çok erken olduğunu savundu.
Nakiller ve ziyaretler durabilir
Grevin etkisi cezaevlerine göre değişebilir. Masadaki önlemler arasında mahkûm nakillerinin durdurulması, güvenlik kontrollerinin sıkılaştırılması ve ziyaretlerin iptal edilmesi bulunuyor.
Bu adımlar, cezaevi sisteminin günlük işleyişini ciddi biçimde aksatabilir.
Hükûmet ise aşırı doluluk sorununa karşı bir yasa taslağı üzerinde çalışıyor. Taslakta, hücre zeminlerinde yatak kullanımına son verilmesi de yer alıyor. Ancak düzenlemenin ne zaman Meclise geleceği ya da kabul edileceği henüz net değil.
Darmanin kapasite artışına yöneldi
Adalet Bakanı Gérald Darmanin, Almanya gibi bazı ülkelerde uygulanan cezaevi düzenleme mekanizmasına karşı çıktı.
Bu modelde, kapasite sınırına ulaşıldığında yeni girişler ancak bazı kişilerin tahliyesiyle dengeleniyor. Darmanin ise bu seçeneği dışladı.
Bakanlık, bunun yerine cezaevi kapasitesini artırmaya odaklanıyor. Plana göre modüler cezaevi birimleriyle 3 bin ek yer oluşturulacak. Bu kapasitenin yarısının 2027’ye kadar devreye alınması hedefleniyor.
Ancak ilerleme yavaş. 2018’de başlatılan ulusal plan kapsamında vaat edilen 15 bin yeni cezaevi yerinin üçte birinden azı bugüne kadar tamamlanabildi.
Sınır dışı adımı krizi çözmeye yetmiyor
Darmanin, son dönemde yabancı mahkûmların şartlı tahliye ve ikili anlaşmalar yoluyla sınır dışı edilmesindeki artışı olumlu bir gelişme olarak duyurdu.
Ancak sendikalar ve cezaevi yöneticileri, bu adımların mahkûm nüfusunun yalnızca küçük bir bölümünü etkilediğini belirtiyor.
Cezaevlerindeki aşırı doluluk, personel açığı ve kötüleşen koşullar birlikte düşünüldüğünde, Fransa’nın cezaevi krizinde daha kapsamlı adımlara ihtiyaç duyduğu vurgulanıyor.
Geri Dön 27 Nisan 2026 Pazartesi Önceki Yazılar