AVRUPADAN Youtube Video
Tehdit ve zorbalık... Sınıf sohbetlerinde görünmeyen tehlike
Almanya’daki bir araştırma, sınıf sohbetlerinde hakaret, zorbalık ve tehditlerin yaygınlaştığını ortaya koydu. Uzmanlar aileleri ve okulları uyardı.
Almanya’da öğrencilerin kullandığı sınıf sohbet grupları yeniden tartışma konusu oldu. WDR adına yapılan bir araştırma, birçok çocuğun bu gruplarda hakaret, zorbalık ve rahatsız edici içeriklerle karşılaştığını ortaya koydu. Uzmanlara göre çocuklar dijital alanda uzun süredir yeterince korunmuyor.
Araştırma, ocak sonu ile şubat sonu arasında 10 ile 16 yaş arasındaki 1.257 öğrenciyle yapıldı. Sonuçlara göre her beş öğrenciden dördü bir sınıf sohbet grubunda yer alıyor. Bu grupların büyük bölümü WhatsApp üzerinden kullanılıyor. Öğrencilerin üçte birinden fazlası da burada rahatsız edici ya da ağır içeriklerle karşılaştığını söylüyor.
Her altı öğrenciden biri zorbalık yaşadı
Araştırmaya göre sınıf sohbet grubunda bulunan öğrencilerin yaklaşık her altıda biri, burada hakarete uğradığını ya da zorbalık gördüğünü belirtti. Her dört öğrenciden biri, gruba yazılan bir mesaj yüzünden kaygı duyduğunu söyledi. Yine yaklaşık her altı öğrenciden biri, bu yüzden okula gitmek istemediğini anlattı.
Öğrencilerin aktardıkları da tablonun ağırlığını gösteriyor. 10 yaşındaki bir öğrenci, sınıf sohbetinde sık sık zorbalığa uğradığını ve bir süre sonra bu yüzden okula gitmek istemediğini söyledi.
14 yaşındaki bir başka öğrenci ise bazı mesajlarda ölüm tehditlerinin yer aldığını anlattı. Bu tehditlerin daha çok arkadaş çevresi dar olan öğrencilere yöneldiğini söyledi. 13 yaşındaki bir öğrenci de kesilmiş uzuv görselleri içeren çıkartmalar paylaşıldığını, buna kendi sınıf arkadaşlarının neden olmasının kendisini şoke ettiğini belirtti.
Sınıf içindeki huzuru da bozuyor
Uzmanlara göre sorun yalnızca telefon ekranında kalmıyor. Sınıf sohbet gruplarında yaşanan gerilim, doğrudan okul ortamına da taşınıyor. Öğretmenler ve okul yöneticileri, özel sohbet gruplarında başlayan kavgaları okulda yatıştırmak zorunda kalabiliyor.
Ruhr bölgesindeki Hattingen’de görev yapan okul müdürü Thorsten Köhne de öğretmenlerin sık sık bu tür anlaşmazlıklara müdahale ettiğini söyledi. Okulda bunun önüne geçmek için önleyici çalışmalar yapılıyor. Beşinci sınıflarda telefon kullanımı üzerine eğitimler veriliyor. Bu eğitimlerde çocuklarla mesajların etkisi, başkalarının fotoğraflarını paylaşmanın neden yanlış olduğu ve dijital ortamda sorumluluk konuları konuşuluyor.
Köhne’ye göre temel sorunlardan biri, bazı ailelerin sorumluluğu yalnızca okulda görmesi. Oysa dijital alandaki davranışlarda ailenin de doğrudan sorumluluğu bulunuyor.
Uzmanlar: Çocuklar çevrim içi alanda yalnız bırakıldı
Brandenburg Polis Üniversitesi Siber Kriminoloji Enstitüsü Direktörü Thomas-Gabriel Rüdiger, dijital çocuk korumasında büyük açık bulunduğunu söyledi. Rüdiger’e göre çocuklar ve gençler iki kuşaktır dijital dünyada büyük ölçüde kendi başlarına bırakıldı.
Bu durumun sonucu olarak da eşikler düşüyor. Çocuklar ve gençler sınıf sohbetlerinde hem mağdur hem de fail hâline gelebiliyor. Rüdiger, bu nedenle aileler için eğitimler düzenlenmesini, dijital eğitimin ilkokuldan itibaren zorunlu olmasını ve güvenlik kurumlarının da dijital alanı kendi görev sahalarının parçası olarak görmesini istiyor.
Polis müdahalesi caydırıcı olabiliyor
Haberde yer verilen bir örnek de bu gruplarda paylaşılan içeriklerin bazen hukukî sonuç doğurduğunu gösteriyor. Adı değiştirilerek aktarılan 19 yaşındaki Alex, 14 yaşındayken bir öğrenci sohbet grubunda ırkçı ve aşırı sağcı içerikler paylaştığını anlattı. Bunu ‘şaka olsun diye’ yaptığını söyledi.
Öğretmeninin durumu fark etmesi üzerine hakkında şikâyet süreci başladı. Polis eve geldi ve kendisine resmî uyarı yapıldı. Alex, bugün geriye dönüp baktığında bunun öğretici bir deneyim olduğunu söylüyor. Bu olaydan sonra sınıf sohbet grubuna bir daha radikal içerik yazılmadığını da ekliyor.
Tartışma büyüyor
Araştırma, sınıf sohbet gruplarının artık yalnızca öğrenciler arasındaki özel iletişim alanı olarak görülmediğini ortaya koydu. Çünkü bu gruplarda yaşananlar, çocukların ruh hâlini, okul iklimini ve güvenlik duygusunu doğrudan etkiliyor.
Uzmanların ortak görüşü şu; çocuklar dijital dünyada kendi başlarına bırakılamaz. Ailelerin, okulların ve kamunun bu alanda daha açık, daha aktif ve daha koruyucu bir rol üstlenmesi gerekiyor.
Geri Dön 18 Mart 2026 Çarşamba Önceki Yazılar