AVRUPADAN Youtube Video
Personel açığı büyüyor: Gıda denetimleri yarıya düştü
Almanya’da gıda denetimleri personel eksikliği nedeniyle aksıyor. Planlanan kontrollerin yalnızca yarısı yapılabiliyor. Meslek örgütü, sistemin alarm verdiğini söylüyor.
Almanya Gıda Denetçileri Federal Birliği (BVLK), ülkede 1500’den fazla gıda denetçisinin eksik olduğunu açıkladı. Bu nedenle yasal olarak yapılması gereken kontrollerin önemli bir bölümü gerçekleştirilemiyor. BVLK Genel Başkanı Maik Maschke, Welt am Sonntag’a yaptığı açıklamada, “Şu anda planlı kontrollerin ancak yarısını yapabiliyoruz. Bu yüzden en yüksek riskli alanlara yoğunlaşıyoruz” dedi.
En riskli alanlar mercek altında
Derneğe göre öncelik gastronomi, taze et işleme tesisleri ve bebek maması üretimi. Son dönemde Nestlé, Danone ve Lactalis ürünlerinde yaşanan geri çağırmalar, bebek mamalarına yönelik denetimleri daha da kritik hâle getirdi. Yaşananlar, gıda güvenliğinde yapısal sorunları yeniden gündeme taşıdı.
Denetimler puan sistemine göre yapılıyor
Almanya’da gıda denetimi büyük ölçüde yerel yönetimlerin sorumluluğunda yürütülüyor. Ülke genelinde yaklaşık 2 bin 500 denetçi, 430 civarında belediyeye bağlı birimlerde görev yapıyor. Denetimler; hijyen, ürün güvenliği, depolama koşulları, etiketleme ve izlenebilirliği kapsıyor. Fırınlar, kasaplar, marketler, haftalık pazarlar, restoranlar ve yemekhaneler düzenli olarak kontrol ediliyor.
Tütün, kozmetik, mücevher, oyuncak ve tekstil ürünleri de denetçilerin görev alanında. Maschke, işletmelerin ürün güvenliğinden bizzat sorumlu olduğunu vurgulayarak, “Resmî gıda denetimi bu sorumluluğun doğru uygulanıp uygulanmadığını denetler” dedi. Denetim sıklığı, ürünlerin bozulma riski, işletmenin sicili ve önceki denetimlerdeki tutuma göre belirleniyor.
Kurallar gevşetildi, denetimler azaldı
Personel sorunu uzun süredir biliniyor. Ancak eksik kadrolar tamamlanmak yerine, kurallar gevşetildi. 2021 başında yürürlüğe giren Genel İdari Çerçeve Denetim Yönetmeliği (AVV Rüb) ile planlı denetim sayısı ciddi biçimde azaltıldı.
Veteriner örgütleri ve tüketici kuruluşları, bu adımın tüketici güvenliğini zayıflatacağı uyarısında bulunmuştu. Maschke’ye göre, daha önce yılda dört kez denetlenen bir restoran artık ortalama dokuz ayda bir kontrol ediliyor. Zorunlu rutin denetimlerin sayısı yaklaşık yüzde 40 azaldı.
Azalan hedefler bile tutturulamıyor
Buna rağmen birçok bölgede yeni, daha düşük hedeflere dahi ulaşılamıyor. Maschke, bakanlıklardan “Sorunlu işletmelere odaklanın” mesajı aldıklarını belirterek “Sahada bu kadar azsanız, sorunlu işletmeleri nasıl tespit edeceksiniz?” sorusunu sordu.
Sorun sadece eleman sayısı değil
Maschke’ye göre sorun yalnızca genel iş gücü açığı değil. Gıda denetçilerinin kamu personeli ücret sistemi (TVöD) kapsamındaki kadro ve maaş düzenlemelerinin 40 yılı aşkın süredir güncellenmemiş olması mesleği cazip olmaktan çıkarıyor. Belediyelerin bütçe sıkıntıları da tabloyu ağırlaştırıyor. Bazı denetçilerin eğitimlerini tamamlamasına rağmen, mali nedenlerle göreve başlatılmadığı belirtiliyor.
Tüketici güvenliği risk altında
BVLK, tüketicinin korunması için daha fazla personelin yanı sıra güçlü bir dijital altyapı ve kurumlar arası veri paylaşımı gerektiğini savunuyor. Gıda denetiminin belediyelerden alınıp eyalet ya da federal düzeye taşınması fikrine ise mesafeli yaklaşılıyor. Maschke bu noktada net konuştu ve “Etkili ve hedefe yönelik denetim için sahayı tanımak şart. Yerel bilgi olmadan bu iş yürümez” dedi.
Geri Dön 07 Şubat 2026 Cumartesi Önceki Yazılar