AVRUPADAN Youtube Video
Eski VW patronundan tartışma yaratacak sözler
Eski Volkswagen CEO’su Matthias Müller, Almanya’nın yanlış yönde ilerlediğini savundu. Müller, AfD’ye yönelik ‘duvarın’ kısmen kaldırılmasını ve AB’nin daha dar bir çekirdekle yeniden kurulmasını istedi.
Eski Volkswagen CEO’su Matthias Müller, Almanya ve Avrupa siyasetine yönelik çok sert eleştirilerde bulundu. Diesel skandalı sonrası Volkswagen’i yöneten Müller, ülkenin ağır bir krizden geçtiğini savundu ve Almanya için “Doğu Almanya (DDR) 2.0’a doğru gidiyoruz” ifadesini kullandı.
Müller, t-online’a verdiği söyleşide yalnızca mevcut hükûmeti değil, ülkenin genel gidişatını ve toplumun tavrını da hedef aldı. Ona göre Almanya, giderek daha fazla devlete yaslanan, bireysel sorumluluktan uzaklaşan bir yapıya sürükleniyor.
‘Vollkasko devleti’ eleştirisi
Müller, Almanya’nın bir tür ‘tam güvence devleti’ne dönüştüğünü savundu. Vatandaşların değişim istediğini söylediğini, ancak iş somut adımlara geldiğinde kimsenin etkilenmek istemediğini söyledi.
Eski yöneticiye göre bu anlayış değişmezse Almanya, onlarca yıldır görülmeyen ölçüde zayıf bir ekonomik büyüme dönemine girebilir. Bu yüzden ülkenin her alanda reforma ihtiyacı olduğunu dile getirdi.
AfD için ‘duvar açılsın’ çağrısı
Müller’in en dikkat çeken çıkışlarından biri AfD konusunda oldu. Eski VW patronu, AfD’ye karşı uygulanan ‘güvenlik duvarının’ bir ölçüde açılması gerektiğini savundu. Ona göre ancak böyle bir durumda partinin yetersizliği daha açık biçimde ortaya çıkabilir.
Müller, AfD seçmenlerini de sıradan insanlar olarak tanımladı. Bu kişilerin geçmişte CDU ya da CSU’ya oy veren, ancak umutsuzluk nedeniyle AfD’ye yönelen seçmenler olduğunu söyledi.
STK’ler ve vergi parası tartışması
Müller, Almanya’daki sivil toplum kuruluşlarının finansmanını da eleştirdi. Ülkede yaklaşık 15 bin STK bulunduğunu, bu alanda yüz binlerce kişinin çalıştığını ve bunların önemli bölümünün vergi gelirleriyle finanse edildiğini söyledi.
Bu nedenle bu yapının sorgulanabilmesi gerektiğini savundu. Destek verdiği “Şeffaf demokrasi girişimi” ile bu konuda daha fazla açıklık ve yanıt talep ettiğini belirtti.
Burada CDU’nun federal seçimden sonra dönemin hükûmetine yönelttiği 551 soruya da atıf yaptı. Bu soruların önemli bölümü STK’lerin finansmanıyla ilgiliydi. Ancak CDU ile SPD arasındaki koalisyon görüşmeleri sonrası bu başlık geri planda kalmıştı.
AB için daha dar çekirdek önerisi
Müller dış politikada da mevcut Avrupa Birliği yapısına karşı çıktı. 27 üyeli AB’nin Çin ile ABD arasında sıkıştığını ve parçalı bir görüntü verdiğini söyledi. Bunun yerine daha dar, daha güçlü ve hareket kabiliyeti yüksek bir çekirdeğin kurulmasını önerdi. Bu yapının Almanya, Fransa, Polonya ve İngiltere gibi ülkelerden oluşabileceğini, daha sonra yeni bir Avrupa Birliği’nin bunun etrafında şekillenebileceğini savundu.
Siyasi hesaplaşma niteliğinde açıklamalar
Müller’in açıklamaları, bir röportajın ötesinde, Almanya’daki mevcut siyasal düzene dönük sert bir hesaplaşma olarak öne çıktı. Eski sanayi yöneticisi, hem ülkenin ekonomik yönünü hem de siyasal yapısını kökten değişmesi gereken alanlar olarak tanımladı.
Bu çıkış, özellikle AfD, sivil toplum ve Avrupa Birliği konusunda yaptığı çağrılar nedeniyle Almanya’da yeni tartışmalar yaratacak gibi görünüyor.
Geri Dön 16 Mart 2026 Pazartesi Önceki Yazılar