AVRUPADAN Youtube Video
Berlin karanlıkta: Ordu devreye giriyor
Berlin’in güneybatısında günlerdir süren elektrik kesintisi hayatı aksattı. Senato, krizin yönetimi için ordudan destek istedi. Uzmanlar ise durumu 'devlete güven krizi' olarak değerlendirdi.
Berlin’in güneybatısında günlerdir süren geniş çaplı elektrik kesintisi, yalnızca günlük yaşamı değil, kriz yönetimi ve güvenlik politikalarını da tartışmanın merkezine taşıdı. Soğuk hava koşulları altında on binlerce hane elektriksiz kalırken, Senato ordudan destek istedi, uzmanlar ise yaşananları 'devlete güven krizi' olarak niteledi.
Günlerdir süren kesinti hayatı durdurdu
Cumartesi sabahı erken saatlerde başlayan elektrik kesintisi, başkentin güneybatısındaki geniş bir alanı etkiledi. İlk aşamada yaklaşık 45 bin hane ile 2 bin 200’den fazla işletme elektriksiz kaldı. Özellikle Nikolassee, Zehlendorf, Wannsee ve Lichterfelde semtlerinde ısınma sağlanamadı. Polis, itfaiye ve sağlık ekipleri bölgede aralıksız görev yapmaya başladı.
Elektrik şebekesi işletmecisi, şu ana kadar yaklaşık 15 bin abonenin yeniden enerjiye kavuştuğunu açıkladı. Ancak zarar gören yüksek gerilim hatlarındaki onarımın karmaşık olduğu, tam iyileşmenin perşembe gününe kadar sürebileceği belirtiliyor.
Dobrindt: Sıradan bir sabotaj değil, planlı ve hazırlıklı bir iş
Yetkililerin açıklamalarına göre elektrik kesintisi, sol aşırı bir grubun üstlendiği hedefli bir sabotaj sonucu yaşandı. Federal ve eyalet güvenlik birimleri, saldırının bilinçli ve planlı şekilde gerçekleştirildiği değerlendirmesinde bulunuyor.
Federal düzeyde ilk kapsamlı açıklamayı yapan Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, olayın sıradan bir sabotaj olmadığını söyledi. Dobrindt, “Bu tür bir saldırı ciddi hazırlık ve teknik bilgi gerektiriyor. Rastlantısal değil, planlı ve bilinçli bir eylemle karşı karşıyayız” dedi.
Bakan, saldırıyı üstlenen Vulkangruppe adlı grubun yayımladığı metni 'alarm işareti' olarak nitelendirdi. Bu metnin, sol terör faaliyetlerinin iklim aşırıcılığıyla birleştiğini gösterdiğini savundu. Dobrindt’e göre saldırılar yalnızca altyapıyı değil, toplumun refahını, ekonomik düzeni ve günlük yaşamı doğrudan hedef alıyor.
Ordu devreye giriyor
Acil durum birimlerinin kapasitesinin zorlanması üzerine Berlin Senatosu, ordudan resmî idari yardım talebinde bulundu. Ordunun özellikle lojistik destek, taşıma ve jeneratör kurulumu alanlarında sürece katkı sunması planlanıyor. Ancak askerî desteğin sahaya ne zaman ulaşacağı henüz netleşmedi.
Bölge sakinleri bilgilendirmenin yetersizliğinden şikâyet ediyor. Bir yurttaş, yaşananları “Bildiklerimizin çoğunu otobüs şoförlerinden öğrendik” sözleriyle anlattı.
Berlin Büyükşehir Belediye Başkanı Kai Wegner, yalnızca ordunun değil, Federal Polis’in de sürece dâhil edilmesini beklediklerini söyledi. Wegner, federal düzeyde daha fazla destek sağlanması için ilgili kurumlarla temas hâlinde olduklarını ifade etti.
Güven krizi tartışması
Uzmanlara göre Berlin’de yaşananlar artık teknik bir altyapı sorununun ötesine geçti. Kamuoyu araştırmacısı Manfred Güllner, kriz yönetimini sert sözlerle eleştirdi. Güllner, Berlin yönetiminin bu sınavdan geçemediğini savunarak, 1962’deki Hamburg selinde sergilenen güçlü liderliğin bugün örnek alınması gerektiğini söyledi.
Güllner’e göre belediye başkanının ilk günden itibaren sahada olması ve net mesajlar vermesi gerekiyordu. Yetersiz ve geç bilgilendirmenin halktaki endişeyi artırdığını vurguladı. Belediye başkanının ancak ikinci gün kriz bölgesine gitmesi ve süreci 'ofisten yönetme' açıklaması, yurttaşlar nezdinde ikna edici bulunmadı.
“Kaçırılmış bir siyasi fırsat”
Siyaset bilimci Oliver Lembcke, yaşananları 'kaçırılmış bir siyasi fırsat' olarak değerlendirdi. Lembcke’ye göre Berlin yönetimi zaten zayıflamış bir siyasal zeminde bulunuyordu. Böyle bir kriz, halka yakın ve çözüm üreten bir liderlik profili çizmek için önemli bir imkân sunuyordu ancak bu fırsat kullanılmadı.
Lembcke, özellikle kriz iletişimini 'felaket' olarak niteledi. Sorunun günlerce çözülemeyeceğinin açıkça dile getirilmesinin, Almanya’nın hem içeride hem dışarıda ne kadar savunmasız olduğuna dair güçlü bir mesaj verdiğini savundu. Ona göre saldırıyı sol aşırı gruplar üstlenmiş olsa da Almanya’nın hibrit tehdit ortamında bulunduğu gerçeği göz ardı edilmemeli.
Federal hükûmete sessizlik eleştirisi
Kamuoyu araştırmacısı Hermann Binkert, federal hükûmetin krize daha somut katkı sunması hâlinde güven kazanabileceğini söyledi. Ancak şu ana kadar bu yönde belirgin bir adım atılmadığını belirtti. Başbakanın henüz kamuoyuna açık bir değerlendirme yapmaması da eleştirilerin odağında yer aldı.
Güvenlik paketi çağrısı
İçişleri Bakanı Dobrindt, elektrik kesintisinin ardından kapsamlı bir güvenlik paketi çağrısında bulundu. Federal güvenlik birimleri için dijital yetkilerin artırılması gerektiğini belirten Dobrindt, şu başlıkları sıraladı; IP adreslerinin saklanması, iletişimin kaynağında teknik izleme, biyometrik internet taraması ve yapay zekâ destekli veri analiziyle erken uyarı sistemleri. Ayrıca Anayasayı Koruma Teşkilatı’nın sol aşırı çevreler ve radikal iklim gruplarına yönelik takibini artıracağını açıkladı.
Sahada destek ve öncelikler
Kesintiden etkilenen bölgelerde teknik yardım ekiplerinin çalışmaları sürüyor. Jeneratörlerin işletilmesi için yakıt ve personel desteği sağlanıyor. Öncelik, bakım evleri, hastaneler ve diğer hassas kurumların enerji ihtiyacının karşılanması. Yetkililer, acil çağrı merkezleri, geçici barınaklar ve sağlık kuruluşlarının elektrik ihtiyacının güvence altına alındığını, gerektiğinde devreye alınmak üzere yeterli sayıda jeneratörün hazırda bekletildiğini bildirdi.
“Devlet duygusal olarak da test ediliyor”
Oliver Lembcke’ye göre bu kriz, halkın zaten zedelenmiş olan devlet güvenini daha da aşındırıyor. Uzman değerlendirmesini “Giderek daha fazla insan, siyasetin işlemediğini ve devletin başarısız olduğunu düşünüyor. Bu elektrik kesintisi, o duygunun somut bir teyidi oldu" sözleriyle özetledi.
Geri Dön 06 Ocak 2026 Salı Önceki Yazılar