AVRUPADAN Youtube Video
Asgari ücret patronlarla işçileri karşı karşıya getirdi
Asgari ücret artışı milyonlarca çalışanı sevindirdi. Patronlar maliyet baskısı ve işten çıkarma riski uyarısı yaparken, sendikalar itirazları abartılı buluyor.
1 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren asgari ücret artışı, çalışanlar için gelir artışı anlamına gelse de iş dünyasında ciddi endişelere yol açtı. İşverenler artışın yanlış zamanda geldiğini savunuyor. Sendikalar ise benzer uyarıların geçmişte de yapıldığını, olumsuz senaryoların gerçekleşmediğini hatırlatıyor.
Gastronomide maliyet baskısı
Mainz’da bir restoran ve iki kafe işleten gastronom Jan Appeltrath, artışın özellikle hizmet sektöründe büyük baskı yarattığını söyledi. Kadrolu ve minijobber çalışan sayısının yüksek olduğunu belirten Appeltrath’a göre sorun personel bulmak değil, maliyetleri karşılamak.
Asgari ücretle çalışan yardımcı personele saatlik 13,90 avro ödenmesi hâlinde, diğer çalışanların da zam talep ettiğini vurguladı. Ücret farklarının hızla kapandığını belirten Appeltrath, nitelikli bir aşçının net gelirinin vasıfsız bir çalışanın gerisine düşebildiğini söyledi ve “Bu adil değil” dedi.
Artan personel giderlerinin fiyatlara yansıtılmasının kaçınılmaz olduğunu belirten Appeltrath, dışarıda yemenin daha pahalı hâle geleceğini ifade etti. Asgari ücrete ilke olarak karşı olmadığını, ancak personel yoğun gastronomi için mevcut artışın sorun yarattığını savundu.
Tarımda rekabet endişesi
Asgari ücret artışı tarımı da etkiledi. Mevsimlik işçilerin yoğun çalıştığı sebze üretiminde maliyet baskısının hızla arttığı söyleniyor. Vorderpfalz’da sebze üreten çiftçi Martin Steig, 10 yabancı mevsimlik işçi çalıştırdığını ve ücret artışının aile işletmesine yılda yaklaşık 20 bin avro ek yük getirdiğini söyledi. Bu maliyetin tüketiciye yansıyacağını, gıda fiyatlarının daha da artacağını belirtti.
Üretici temsilcilerine göre artan ücretler, bürokrasi ve yüksek girdi maliyetleriyle birleşince yerli üretimin rekabet gücü zayıflıyor. Yerel üretim istenirken, iç üretimin pahalı hâle gelmesi çelişki olarak görülüyor.
Dört milyon kişi zamdan yararlanıyor
Yeni düzenlemeyle asgari ücret saatlik brüt 13,90 avroya çıktı. Bu, önceki seviyeye göre yaklaşık yüzde 8’lik artış demek. Gelecek yıl ücretin 14,60 avroya yükselmesi planlanıyor.
Artış, minijoblar dâhil olmak üzere yaklaşık 4 milyon çalışanı etkiliyor. Uzmanlara göre özellikle gastronomi, perakende, tarım, lojistik ve depolama gibi emek yoğun sektörler zorlanacak.
İşten çıkarma tehdidi
Ekonomi çevreleri istihdam riski konusunda uyarıyor. Yapılan anketlere göre artıştan etkilenen her beş işletmeden biri işten çıkarma hazırlığında. Birçok firma, kârların düşeceğini ve yatırımların erteleneceğini savunuyor. Patronlara göre asgari ücret, toplu sözleşme ücretlerinden daha hızlı artıyor ve durgunluk döneminde şirketleri zorluyor.
Sendikalardan itiraz
Sendikalar ise bu uyarıları ‘panik havası’ olarak değerlendirdi ve geçmişte de benzer senaryoların dile getirildiğini, ancak kitlesel iş kayıplarının yaşanmadığını hatırlattı. Sendikalara göre çözüm, ilk adım olarak işten çıkarmak değil; işletmelerin iş modellerini uyarlaması.
Federal hükûmette de işsizliğin artacağına dair güçlü bir beklenti yok. Önceki artışlarda olduğu gibi şirketlerin uyum sağlayabileceği görüşü ön planda.
Daha büyük sorun: Sanayisizleşme
Uzmanlara göre tartışmanın merkezinde yalnızca asgari ücret yok. Son yıllarda hızlanan sanayisizleşme, satın alma gücünü zayıflatıyor ve dolaylı olarak hizmet sektörlerini de etkiledi. Bu tablo, küçük işletmelerin ayakta kalma mücadelesini daha da zorlaştırıyor.
Yerel esnaf, fiyatları artırmakta zorlandığını, müşterilerin alım gücünün düştüğünü söylüyor. Buna rağmen birçok işletme, önceki krizleri hatırlatarak temkinli bir iyimserliği koruyor.
Geri Dön 06 Ocak 2026 Salı Önceki Yazılar