AVRUPADAN Youtube Video
Almanya'nın en iyi ve en kötü şehirleri açıklandı!
Almanya'da 71 büyükşehrin karşılaştırıldığı araştırmada Münih zirvedeki yerini korudu. Frankfurt en hızlı gelişen şehir olurken Gelsenkirchen son sırada kaldı.
Almanya'da ekonomik güç, istihdam, konut piyasası ve yaşam kalitesi bakımından en başarılı şehirler belirlendi. WirtschaftsWoche dergisinin ImmoScout24 ve IW Consult ile hazırladığı 2026 Şehirler Sıralaması'nda (Städteranking) Münih bir kez daha birinci oldu. Frankfurt ve Stuttgart ise ikinci ve üçüncü sıraya yerleşti.
Nüfusu 100 bini aşan 71 büyükşehrin incelendiği araştırmada işsizlik, gelir düzeyi, ekonomik büyüme, konut piyasası, eğitim, sağlık ve suç oranları gibi çok sayıda gösterge değerlendirildi.
Araştırma üç ayrı sıralamadan oluşuyor. İlki şehirlerin mevcut ekonomik ve sosyal durumunu, ikincisi son beş yıldaki gelişimini, üçüncüsü ise yapay zekâ alanındaki gücünü ölçüyor.
En başarılı şehir Münih, en hızlı gelişen Frankfurt
Bavyera'nın başkenti Münih, ekonomik güç ve yaşam koşullarını değerlendiren genel sıralamada liderliğini korudu. Kent, yapay zekâ alanında da Almanya'nın en başarılı şehri seçildi. Bu kategoride Münih'i Erlangen ve Karlsruhe izledi.
Münih'in başarısında güçlü üniversiteleri, teknoloji şirketleri ve yüksek nitelikli iş gücü önemli rol oynadı. Kentte çalışanların yüzde 43'ü üniversite mezunu. Ayrıca yapay zekâ alanında faaliyet gösteren 200'den fazla yeni şirket bulunuyor.
Ancak Münih'in ekonomik başarısının önemli bir bedeli var. Almanya'nın en yüksek kira ve konut fiyatları bu şehirde görülüyor. Yoğun trafik ve yetersiz altyapı da giderek büyüyen sorunlar arasında.
Son beş yıldaki gelişimin ölçüldüğü sıralamada ise Frankfurt birinci oldu. Düsseldorf ikinci, Berlin üçüncü, Münih dördüncü sıraya yerleşti.
Frankfurt özellikle yüksek nitelikli istihdam, finans ve hizmet sektörlerinde büyüme kaydetti. Brexit sonrasında kente 60 yeni finans kuruluşu taşındı. Turistik ve iş amaçlı konaklamalar da beş yılda yaklaşık yüzde 10 arttı.
Listenin sonundaki şehirler
Şehirlerin mevcut ekonomik ve sosyal durumunu değerlendiren sıralamada son üç sırayı Duisburg, Bremerhaven ve Gelsenkirchen aldı. Gelsenkirchen, 71 şehir arasında sonuncu oldu.
Son beş yıldaki gelişimi ölçen sıralamada ise en kötü performansı Salzgitter, Chemnitz ve Wolfsburg gösterdi.
Araştırma, Almanya'da zengin ve yoksul şehirler arasındaki farkın giderek açıldığını da ortaya koydu.
IW Consult ekonomisti Hanno Kempermann, ekonomik bakımdan güçlü şehirlerin diğerlerinden giderek uzaklaştığını belirtti.
Bu farklılık belediyelerin vergi gelirlerinde açıkça görülüyor. Frankfurt'ta kişi başına yıllık vergi geliri yaklaşık 5 bin 300 avroya ulaşırken Herne'de 1080, Halle'de ise yalnızca 1029 avro seviyesinde kaldı.
Uzmanlara göre yüksek vergi geliri elde eden belediyeler altyapı ve kamu hizmetlerine daha fazla yatırım yapabiliyor. Geliri düşük şehirler ise bu alanlarda giderek geride kalıyor.
Doğu Almanya'daki şehirlerin durumu da dikkat çekti. Potsdam dışında hiçbir Doğu Almanya şehri, mevcut durum veya gelişim sıralamasında ilk 20'ye giremedi.
Bochum büyük sürpriz yaptı
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri Kuzey Ren-Vestfalya (KRV) eyaletindeki Bochum'dan geldi.
Geçmişte madencilik, Nokia fabrikasının kapanması ve Opel'in üretimi durdurması nedeniyle ağır ekonomik sorunlar yaşayan kent, tarihinde ilk kez en hızlı gelişen 10 büyükşehir arasına girdi.
Bochum, yeni konut inşaatlarında ülke genelinde ilk sırayı aldı. Kentte kişi başına ekonomik üretim de son beş yılda yaklaşık yüzde 30 arttı.
2014 yılında kapatılan Opel fabrikasının bulunduğu alan, teknoloji ve araştırma merkezine dönüştürülüyor. Eski sanayi bölgesinde yeni yatırımlarla 13 bin kişilik istihdam oluşturulması hedefleniyor.
Kentteki dokuz yükseköğretim kurumunda yaklaşık 55 bin öğrenci eğitim görüyor. Özellikle siber güvenlik alanında yapılan araştırmalar ve yeni teknoloji şirketleri, Bochum'un ekonomik dönüşümünü destekliyor.
Buna rağmen sorunlar tamamen çözülmüş değil. Bochum'da işsizlik oranı yüzde 10,4 seviyesinde bulunuyor ve kent nüfusu azalmaya devam ediyor.
Sıralamada yüksek kiralar avantaj sayılıyor
Araştırmanın yönteminde dikkat çeken bir ayrıntı da bulunuyor. Konut fiyatlarının ve kiraların yüksek olması, şehirlerin ekonomik açıdan çekiciliğinin göstergesi kabul edilerek puanlamaya olumlu yansıtılıyor.
Bu nedenle araştırma, doğrudan vatandaşların en rahat veya en uygun maliyetle yaşayabileceği şehirleri göstermiyor.
Değerlendirmede iş gücü piyasası yüzde 40, ekonomik yapı yüzde 30, konut piyasası yüzde 20, yaşam kalitesi ise yüzde 10 ağırlığa sahip.
Dolayısıyla ekonomik bakımdan başarılı görülen bir şehir, yüksek kiralar ve yaşam maliyetleri nedeniyle sakinleri için daha zor koşullar sunabiliyor.
Geri Dön 05 Kasım 2026 Perşembe Önceki Yazılar