Google Play Store Avrupadan Mobil Uygulaması
Menü

AVRUPADAN Youtube Video

Almanya’da Eylemler Başladı! Üniversiteler işgal ediliyor... I 29 Ekim 2026
Ben Deniz, ya Siz? 1. Bölüm: Oktan Erdikmen
29 Ekim 2026 Perşembe

Almanya'dan gelen şikâyet Türkiye'yi sarstı! Yayla'nın patronu tutuklandı

İki Alman vatandaşının şikâyetiyle başlayan Sarıgül soruşturması büyüyor. Almanya merkezli Yayla'nın yöneticisi tutuklandı, Titanic otellerinin sahiplerine ev hapsi verildi.

Türkiye'de Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül ve ailesine yönelik kara para aklama soruşturmasının merkezinde Almanya'dan yapılan suç duyuruları bulunuyor. İki Alman vatandaşının şikâyetiyle başlayan soruşturmada, Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya (KRV) eyaletindeki Krefeld kentinde faaliyet gösteren Yayla markasının kurucusu Zekeriya Yasemin de tutuklandı.

Soruşturma, Almanya'da yaşayan iş insanlarının iddialarından, milyonlarca avroluk yatırım anlaşmalarına ve yurt dışındaki gayrimenkul projelerine uzandı. Dosyada Sarıgül ailesinin yanı sıra Türkiye ve Almanya'da faaliyet gösteren iş insanları, şirket yöneticileri ve bir gazeteci de bulunuyor.

Anadolu Ajansının haberine göre soruşturmada tutuklu sayısı 22'ye yükseldi. Son operasyon kapsamında gözaltına alınan sekiz kişi daha adliyeye sevk edildi.

Soruşturma Almanya'dan gelen şikâyetle başladı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının açıklamasına göre soruşturma, K.P. ve M.B. adlı iki Alman vatandaşının şikâyeti üzerine başlatıldı. Şikâyetçiler, Türkiye'de ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklanmaya çalışıldığını öne sürdü.

Basına yansıyan bilgilere göre şikâyetçiler, Kai Precat ve Marc Baeriswyl adlı iş insanları. İki isim, Almanya'da yaşayan Sinan Çampınar ile birlikte Sarıgül ailesiyle ticari ilişkiler kurduklarını, ancak bu süreçte zarara uğradıklarını iddia etti.

Başsavcılığın açıklamasında dört önemli mali işlem öne çıktı. Bunlar 80 milyon avroluk bir yatırım sözleşmesi, 100 milyon avroluk havale işlemi, 1 milyar avroluk fonun kredi yoluyla yurt dışına çıkarılması vaadi ve 1,5 milyon avroluk tekne satışı olarak sıralandı.

Şikâyetçiler, kamu gücü ve siyasi nüfuz kullanılarak büyük miktarda paranın yurt dışına aktarılmasının vaat edildiğini de ileri sürdü. Savcılık, bu işlemlerin gerçekliğini ve para hareketlerinin kaynağını araştırıyor.

Söz konusu tutarlar şikâyetçilerin iddialarına dayanıyor. Paraların gerçekten aktarıldığı veya suçtan kaynaklandığı henüz kesinleşmiş değil.

32 milyon avroluk yalı için 100 milyon avro mu gönderildi?

Soruşturmanın en dikkat çekici iddialarından biri, Emir Sarıgül ile ilişkilendirilen İstanbul'daki bir yalının satışına dayanıyor.

Türkiye gazetesinin haberine göre yaklaşık 32 milyon avro değer biçilen yalının satışı karşılığında yurt dışından 100 milyon avroluk havale yapıldığı öne sürüldü. Ancak yabancı bir bankanın işlemi şüpheli bularak parayı bloke ettiği iddia edildi.

Şikâyetçilere göre blokenin kaldırılması amacıyla İngiltere'de kayıtlı, yaklaşık 1,5 milyon avro değerindeki bir tekne Emir Sarıgül'e devredildi. Buna rağmen banka blokesi kaldırılmadı ve teknenin bedeli ödenmedi.

Dosyadaki 80 milyon avroluk yatırım sözleşmesinde ise Sarıgül ailesiyle bağlantılı olduğu öne sürülen North Gayrimenkul İnşaat ve Sanayi Ticaret AŞ'nin adı geçiyor.

Ayrıca Mustafa Sarıgül ile bir banka yöneticisinin katıldığı ileri sürülen çevrim içi toplantıda, 1 milyar avroluk fonun kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının konuşulduğu iddia ediliyor.

Almanya'daki Yayla'nın kurucusu neden tutuklandı?

Soruşturmanın Almanya açısından en önemli isimlerinden biri Zekeriya Yasemin oldu.

Avrupa'daki Türk marketlerinde satılan Yayla markasının arkasındaki YAYLA-Türk Lebensmittelvertrieb GmbH, Krefeld merkezli bir gıda şirketi. Şirketin Almanca internet sitesindeki resmî künyede Yasemin'in adı müdür olarak yer alıyor.

Krefeld Ticaret Siciline HRB 5594 numarasıyla kayıtlı şirket, süt ve et ürünlerinden bakliyata kadar geniş bir ürün yelpazesine sahip.

Alman şirket bilgi platformu CompanyHouse da Yasemin'in şirketin yönetiminde bulunduğunu doğruluyor.

Ancak Yasemin'in tutuklanması, Yayla şirketinin kendisinin suç işlediğinin kanıtlandığı anlamına gelmiyor.

Türkiye'deki soruşturmada Yasemin'in, Sarıgül ailesine ait olduğu ileri sürülen mal varlıklarının yönetilmesine ve yurt dışına aktarılmasına aracılık ettiği iddia ediliyor.

Takvim'in haberine göre savcılık, Yasemin'in de aralarında bulunduğu dokuz kişiyi Sarıgül ailesinin mal varlıklarıyla bağlantılı olarak incelemeye aldı. Yasemin hakkında tutuklama kararı verildi.

600 milyon avroluk görüşme ve Prag'daki villalar

Yasemin'in savcılık ifadesi, soruşturmanın başka bir boyutunu ortaya çıkardı.

Takvim'den Halit Turan'ın haberine göre dosyada yer alan gizli tanık, Mustafa Sarıgül'ün Şişli Belediye Başkanlığı döneminde Kanyon, MetroCity ve Maya Center gibi projelerin imar işlemlerinden kayıt dışı gelir elde ettiğini ileri sürdü.

Tanık, bu paraların Altınbaş ailesinin şirketleri üzerinden finansal sisteme sokulduğunu iddia etti.

İddiaya göre Emir Sarıgül ile Fatoş Altınbaş'ın 2008'de evlenmesiyle iki aile arasındaki mali ilişkiler gelişti. Çiftin 2019'daki boşanma sürecinde ise İstanbul'daki Süzer Plaza'da yapılan bir görüşmede 600 milyon avronun Mustafa Sarıgül'e geri aktarılması kararlaştırıldı.

Zekeriya Yasemin, savcılık ifadesinde söz konusu boşanma protokolü görüşmesine katıldığını doğruladı. Ancak masada para konuşulup konuşulmadığını veya herhangi bir miktarın gündeme gelip gelmediğini hatırlamadığını söyledi.

Dolayısıyla Yasemin'in ifadesi toplantının yapıldığını desteklese de 600 milyon avroluk para aktarımını doğrulamıyor.

Yasemin'in ifadesinde Çekya'nın başkenti Prag'daki gayrimenkul yatırımları da gündeme geldi. Yasemin, Mustafa Sarıgül ve Altınbaş Holding ile birlikte Prag'da bir villa projesi yürüttüklerini anlattı.

Savcılık, tarafların ticari ilişkilerini ve iddia edilen para hareketlerini araştırıyor.

Titanic otellerinin sahipleri de soruşturmada

Dosyanın Almanya bağlantılı bir başka önemli ayağını, Berlin'de restoran ve otel yatırımları bulunan Aygün ailesi oluşturuyor.

Ailenin Almanya'daki geçmişi uzun yıllara dayanıyor. Alman gazetesi Tagesspiegel'in 2015 yılında yayımladığı habere göre Mehmet Aygün ve kardeşleri, 1978'de Berlin'in Kreuzberg semtinde bir döner dükkânıyla iş hayatına başladı. Daha sonra Hasır restoranları ve Titanic otelleriyle büyüyen aile, Almanya ve Türkiye'de turizm yatırımları yaptı.

Sarıgül soruşturmasında ise özellikle Antalya'nın Belek bölgesindeki Titanic Deluxe Otel'e ilişkin iddialar araştırılıyor.

Dosyadaki gizli tanık, Mustafa Sarıgül'ün söz konusu otelde yüzde 50 oranında gizli ortaklığı bulunduğunu ileri sürdü.

T24'ün, Sabah gazetesinden aktardığı bir başka ifadeye göre Sarıgül'ün eski muhasebecisi Oktay Özkan da oteldeki gizli ortaklık payının kendi bilgisine göre yüzde 48 olduğunu iddia etti.

Özkan, Titanic Hotels yöneticisi Temel Aygün'den aldığı para paketlerini yaklaşık yedi veya sekiz kez Mustafa Sarıgül'ün evine götürerek teslim ettiğini öne sürdü.

Bu iddialar henüz mahkeme kararıyla doğrulanmadı.

Soruşturma kapsamında Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sofu Altınbaş tutuklandı. Titanic Hotels'in yöneticilerinden Mehmet Aygün ve Temel Aygün hakkında ise ev hapsi kararı verildi.

Sarıgül Alman şirket kayıtlarını gösterdi: Belgeler sahte

Mustafa Sarıgül, kendisine ve ailesine yöneltilen suçlamaların tamamını reddediyor.

T24'ün haberine göre Sarıgül, Almanya'daki iş insanlarıyla ilişkilerinin Sinan Çampınar'ın yatırım teklifiyle başladığını açıkladı.

Çampınar'ın uluslararası yatırımcılar adına finansman sağlayacağını söylediğini belirten Sarıgül, daha sonra projelerin gerçekçi olmadığını anladıklarını savundu.

Sarıgül'ün açıklamasına göre taraflar 16 Aralık 2025'te anlaşarak birbirlerinden herhangi bir alacaklarının bulunmadığını kabul eden bir protokol imzaladı. Buna rağmen Çampınar'ın ortakları Kai Precat ve Marc Baeriswyl, daha önceki sözleşmelerden doğan hakları devraldıklarını ileri sürerek şikâyetçi oldu.

Sarıgül, savunmasında Almanya'daki ticaret sicili kayıtlarına da dikkat çekti.

Alman makamlarından alınan belgelerin, Ömer Sarıgül ile ilişkilendirilen şirketin kuruluşunun tamamlanmadığını ve ticaret siciline kaydedilmediğini gösterdiğini öne sürdü. Aylin Kotil ile ilişkilendirilen başka bir şirketin de sicil kaydı bulunmadığını savundu.

Sarıgül ayrıca 2024 yılında düzenlenen bazı sözleşmelerde adı geçen kişinin noterlik yetkisi olmadığını, bunun Birleşik Krallık'taki ilgili noterlik kuruluşunca doğrulandığını iddia etti.

10 milyon ve 100 milyon avroluk banka dekontlarının sahte olduğunu ileri süren Sarıgül, kendisine, ailesine veya şirketlerine böyle bir para gönderilmediğini söyledi.

Sarıgül, şikâyetçilerin kendilerinden 4 milyon avro talep ettiğini de iddia ederek Sinan Çampınar, Enver Çampınar, Diyar Çampınar, Marc Baeriswyl ve Kai Precat hakkında suç duyurusunda bulundu.

Sarıgül'ün sunduğunu belirttiği Alman sicil belgeleri ve diğer kayıtların, şikâyetçilerin iddialarını kesin olarak çürütüp çürütmediği henüz bağımsız biçimde ortaya konulmuş değil.

Gazeteci Murat Ağırel de tutuklandı

Almanya'dan gelen şikâyetlerin Türkiye'deki gazetecilik faaliyetleriyle bağlantısı da soruşturmanın tartışmalı konularından biri.

Şikâyetçiler, ellerindeki belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e verdiklerini, ancak bilgilerin Sarıgül ailesine ulaştığını ve ardından tehdit edildiklerini öne sürdü.

Gazete Oksijen'in yayımladığı emniyet ifadesine göre Ağırel, Almanya'da başka bir araştırma yürütürken Sinan Çampınar ile bağlantı kurduğunu anlattı.

Çampınar'ın kendisine Sarıgül ailesiyle ilgili video kayıtları, fotoğraflar ve çeşitli belgeler gönderdiğini belirten Ağırel, bunların iddiaları doğrulamak için yeterli olmadığını söyledi.

Ağırel, para transferlerine ilişkin banka dekontlarını istediğini, ancak gönderilen bazı belgelerin güvenilirliğinden şüphelendiğini aktardı. Alman kaynaklarına danıştığında dekontların gerçek olmayabileceğini öğrendiğini belirtti.

Yeterli kanıt bulunmadığı için haberi yayımlamadığını söyleyen gazeteci, şikâyetçilerin suçlamalarını reddetti.

Buna rağmen Ağırel, suç örgütüne bilerek yardım ettiği iddiasıyla tutuklandı. Gazetecinin tutuklanması, basın ve ifade özgürlüğü açısından da tepkilere neden oldu.

Soruşturma genişliyor: 22 tutuklu

Anadolu Ajansının aktardığı son bilgilere göre soruşturmada bugüne kadar 22 kişi tutuklandı.

Tutuklananlar arasında Mustafa Sarıgül'ün oğulları Emir ve Ömer Sarıgül, eski eşi Aylin Kotil, Yayla'nın yöneticisi Zekeriya Yasemin, gazeteci Murat Ağırel ve Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sofu Altınbaş bulunuyor.

Soruşturmanın son aşamasında 11 kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Bunlardan 10'u yakalanırken bir kişinin yurt dışında olduğu belirlendi. Daha önce gözaltına alınan sekiz şüpheli de adliyeye sevk edildi.

Mustafa Sarıgül hakkındaki mali suç iddialarının ise milletvekili olması nedeniyle ayrıca değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği açıklandı.

Öte yandan Sarıgül, eski korumasının cinsel saldırı suçlamalarıyla da karşı karşıya kaldı. Bianet'in haberine göre eski koruma, 2024'te gündeme gelen görüntülerin ardından konuşmaması için kendisine 100 bin avroluk cezai şart içeren bir belge imzalatıldığını iddia etti. Sarıgül bu suçlamaları da reddetti.

Hakkındaki iddiaların ardından Yeni Parti üyeliğinin askıya alınmasını isteyen Sarıgül'ün partiyle ilişkisi kesildi.

Almanya'daki iki iş insanının şikâyetiyle başlayan soruşturmada, uluslararası para transferleri ve yatırım anlaşmaları araştırılmaya devam ediyor. Ancak Almanya'da ayrıca açılmış bir ceza soruşturması bulunduğuna ilişkin doğrulanmış bir açıklama henüz yok.

Soruşturmada adı geçen kişi ve şirketler hakkındaki suçlamalar kesinleşmiş değil. Tutuklama ve adli kontrol kararları da tek başına suçluluk anlamına gelmiyor.

Geri Dön 29 Ekim 2026 Perşembe Önceki Yazılar

ESKİ BÜLTENLER

Hoş geldiniz / Herzlich Willkommen
Ziyaretçilerin web sitemizi mümkün olan en iyi şekilde kullanmasını sağlamak için çerezler ve teknolojiler (araçlar) kullanıyoruz. Bize onay verirseniz, bir site ziyaretçisinin uç cihazında bilgi ve veri depolayan ve bunlara buradan erişen üçüncü taraf hizmetlerini kullanacağız. Veri koruma beyanımızdaki gelecek için geçerli olmak üzere, onayınızı istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz. Avrupadan'da kişisel verilerinizin işlenmesi, haklarınız ve Genel Veri Koruma Yönetmeliği hükümlerine göre irtibat kurulacak kişiler hakkında bilgi veri koruma bildirimi altında bulunabilir: https://avrupadan.com/sayfa/datenschutz


Wir verwenden Cookies und Technologien (Tools), um den Besucher die optimale Nutzung unserer Webseite zu ermöglichen. Sofern Sie uns Ihre Einwilligung erteilen, werden wir Dienste von Drittenanbietern verwenden, die Informationen und Daten im Endgerät eines Seitenbesuchers speichern und dort abrufen. Sie können Ihre Einwilligung jederzeit mit Wirkung für die Zukunft in unserer Datenschutzerklärung widerrufen. Informationen über die Verarbeitung personenbezogener Daten bei Avrupadan, Ihre Rechte und Ansprechpartner gemäß den Bestimmungen der Datenschutzgrundverordnung finden Sie unter Datenschutzhinweis: https://avrupadan.com/sayfa/datenschutz
KABUL ET / ZUSTIMMEN
REDDET / ABLEHNEN