AVRUPADAN Youtube Video
Almanya hızlı modada frene basıyor
Almanya, hızlı moda üreticilerine yeni yükümlülükler getirmeye hazırlanıyor. Tasarıya göre şirketler, sattıkları giysilerin atık maliyetine de ortak olacak.
Almanya’da hazırlanan yeni tekstil yasası, ucuz ve kısa ömürlü giysi üreten şirketlere yeni sorumluluklar yüklüyor. Tasarıya göre hızlı moda üreticileri, kullanılmış kıyafetlerin toplanması, ayrıştırılması ve bertaraf edilmesinin maliyetine katkı verecek.
Çevre Bakanı Carsten Schneider’in açıkladığı çerçeveye göre düzenleme, Avrupa Birliği’nin geçen sonbaharda kabul ettiği kurallara uygun biçimde hazırlanıyor. Yasanın 17 Temmuz 2027’ye kadar yürürlüğe girmesi hedefleniyor.
Üreticiye geri toplama yükü
Hazırlanan taslak; giysi, ayakkabı, ev tekstili ve çeşitli aksesuarları kapsıyor. Buna göre Almanya’da tekstil ürünü satan herkes, ithalatçılar da dahil olmak üzere üretici sayılacak.
Bu şirketlerin, kurulacak Üretici Sorumluluğu Organizasyonu’na katılması gerekecek. Sistemin finansmanı da firmalardan alınacak katkı paylarıyla sağlanacak. Ayrıca şirketlerin, bir önceki yıl piyasaya sundukları ürün miktarının en az yüzde 70’ini geri toplaması istenecek.
Belediyeler ile sivil toplum kuruluşlarının hâlihazırda yürüttüğü toplama sistemleri ise çalışmayı sürdürebilecek.
Kısa ömürlü giysi, uzun süren yük
Bakan Schneider, Avrupa pazarında giderek büyüyen kısa ömürlü tekstil sorununa dikkat çekti. Schneider, hızlı modanın kısa süre kullanıldığını ama uzun süre sorun çıkardığını söyledi.
Özellikle Çin menşeli ucuz ürünlerin yarattığı baskıya işaret eden Schneider, ürün kalitesi düştükçe üreticilerin ödeyeceği katkı payının artacağını belirtti. Böylece düşük kaliteli ürünleri piyasaya sürmenin bedelinin daha yüksek olması amaçlanıyor.
Asıl baskının ise Temu ve Shein gibi platformlarda satılan hızlı ve ultra hızlı moda ürünlerinden kaynaklandığı belirtiliyor. Çevre örgütlerine göre bu ürünler neredeyse günlük olarak yenileniyor ve çoğu bir sezon bile dayanmıyor.
Tekstil atığı hızla büyüdü
Almanya’da hane halkından çıkan atık tekstil miktarı son on yılda yüzde 55 arttı. Yıllık toplam miktarın 175 bin tona ulaştığı belirtiliyor. Kişi başına düşen atık tekstil miktarı da yaklaşık iki kilograma çıktı.
Kâr amacı gütmeyen tekstil toplayıcıları ise yükün giderek ağırlaştığını söylüyor. Fairwertung Genel Müdürü Thomas Ahlmann, düşük kaliteli kıyafetlerin artık bir değer değil, doğrudan maliyet anlamına geldiğini belirtti.
Alman Kıyafet Vakfı Başkanı Ulrich Müller de konteynerlere bırakılan iyi durumdaki ürün oranının yıllar içinde sert biçimde düştüğünü söyledi. Ona göre, 10-15 yıl önce iyi durumdaki kıyafetlerin oranı yüzde 5 düzeyindeyken bugün bu oran yüzde 1’e kadar geriledi.
Çevre örgütleri tasarıyı yetersiz buldu
Yeni sistemde şirketlerden alınacak katkı payı; ürünlerin ne kadar dayanıklı, tamir edilebilir ve geri dönüştürülebilir olduğuna göre belirlenecek. Ürün çevre açısından ne kadar elverişliyse, ödenecek pay da o kadar düşecek.
Ancak çevre kuruluşları bu çerçevenin yeterli olmadığını savunuyor. Deutsche Umwelthilfe, düzenlemenin boşluklar taşıdığını ve sonunda ucuz tekstil atıklarının bertarafı için yeni bir fiyat kırma yarışına dönüşebileceğini belirtiyor.
Greenpeace ise tasarının, sorunun köküne inmediği görüşünde. Kuruluşa göre metin, üretimin hızını ve hacmini sınırlamak yerine daha çok toplama ve depolama kısmına odaklanıyor. Bu nedenle birçok çevre örgütü, asıl meselenin yalnızca çöpleri yönetmek değil, durmadan artan ucuz üretim döngüsünü de sorgulamak olduğunu vurguluyor.
Yük artık sadece belediyelerin sırtında olmayacak
Tasarı, en azından tekstil atığının bütün yükünü belediyelere, yardım kuruluşlarına ve ayrıştırma işçilerine bırakmama niyeti taşıyor. Yine de görünen o ki mesele sadece eski kıyafetleri toplamaktan ibaret değil; her hafta biraz daha hızlanan üretim düzeni değişmedikçe, konteynerlerin dolma hızı yasaların hızını aşmayı sürdürecek.
Geri Dön 28 Mart 2026 Cumartesi Önceki Yazılar