AVRUPADAN Youtube Video
Bavyera polisinde elektroşok dönemi başlıyor
Bavyera’da devriye polisleri ilk kez rutin görevlerde taser (elektroşok cihazı) kullanabilecek. Yetkililer cihazı savunurken, insan hakları örgütleri ciddi risklere dikkat çekiyor.
Almanya’nın Bavyera eyaletinde devriye polisleri ilk kez rutin görevlerde taser kullanmaya başlıyor. Pazartesiden itibaren Schweinfurt, Regensburg Süd ve Augsburg Mitte polis merkezlerinde görev yapan ekipler, devriye sırasında elektroşok cihazı taşıyabilecek.
Bavyera İçişleri Bakanlığı, kararı polislerin ‘mümkün olduğunca etkili ve daha az zarar verici’ bir müdahale aracına sahip olması gerektiği gerekçesiyle savundu.
Bavyera için taser tamamen yeni bir silah değil. Özel birlikler bu cihazları 2006’dan bu yana kullanıyor. Bavyera destek birlikleri gibi kapalı polis birimleri de 2021’den beri taser taşıyor. Yeni olan ise cihazın günlük devriye hizmetine girmesi.
Polis sendikası ve Dobrindt destekliyor
Taser kullanımına Alman Polis Sendikası destek veriyor. Sendika, cihazların ülke genelinde yaygınlaştırılmasını daha önce de talep etmişti.
Federal İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt de taseri savunan isimler arasında. CSU’lu Dobrindt, geçen yıl yaptığı açıklamada taserin cop ile tabanca arasındaki boşluğu dolduran doğru müdahale aracı olduğunu söylemişti.
Dobrindt’e göre cihaz, yakın mesafe silahı olan cop ile uzak mesafe silahı olan tabanca arasında bir seçenek sunuyor.
Eleştiriler de var
Taser kullanımına karşı çıkanlar ise cihazın her durumda güvenilir olmadığını savunuyor. Özellikle saldırganla mesafenin fazla olduğu ya da kişinin kalın kıyafet giydiği durumlarda etkinliğin azalabileceği belirtiliyor.
Kuzey Ren-Vestfalya Polis Yüksekokulu ile Berlin Ekonomi ve Hukuk Okulu’nun araştırmaları da karışık bir tablo ortaya koyuyor.
Araştırmalara göre taser, bazı durumlarda önleyici ve gerilimi düşürücü etki yaratabiliyor. Polis memurları da cihazın kullanılmasını genel olarak olumlu değerlendiriyor.
Ancak araştırmacılar önemli bir riske de dikkat çekiyor. Taser kullanma eşiğinin, ateşli silaha göre daha düşük olduğu belirtiliyor.
“Her 6 tehdidin biri sorunlu”
Araştırmacılar, taser tehdidinin bazı durumlarda gerçek bir saldırı ya da polisin kendini koruma ihtiyacı olmadan yapıldığını belirtiyor.
Raporda, “Düşündürücü olan, yaklaşık her 6 taser tehdidinden birinin öncesinde bir tehdit ya da öz tehlike olmadan gerçekleşmesidir” değerlendirmesi yer aldı.
Araştırmacılara göre bunun nedenlerinden biri, uzun sürebilecek şiddet içermeyen ikna çabalarından kaçınmak ya da fiziksel arbede riskini azaltmak.
Af Örgütü uyarıyor
Af Örgütü ise taserin daha az zarar verici bir silah olduğu görüşüne karşı çıkıyor.
İnsan hakları örgütü, taser kullanımının ciddi fiziksel zararlara yol açabileceğini ve bazı durumlarda ölümle sonuçlanabileceğini belirtiyor.
Amnesty’ye göre hamileler, çocuklar, gençler ve psikolojik rahatsızlığı olan kişiler özellikle risk altında. Kalp ve damar hastalıkları, ağır psikolojik kriz hâli, alkol ya da uyuşturucu etkisi de riski artırıyor.
“Yalnızca ölümcül güç yerine kullanılmalı”
Amnesty International, taserin tehlikesinin hafife alındığını savunuyor. Bu nedenle kötüye kullanım riskinin yüksek olduğunu belirtiyor.
Örgüt, taserin yalnızca aksi hâlde ölümcül güç kullanılmasının gerekeceği durumlarda devreye sokulması gerektiğini vurguluyor.
Bavyera’da başlatılan uygulama, polis müdahalesinde yeni bir ara seçenek olarak sunuluyor. Ancak araştırmalar ve insan hakları örgütlerinin uyarıları, taser kullanımının hem güvenlik hem de orantılılık açısından yakından izlenmesi gerektiğini gösteriyor.
Geri Dön 08 Haziran 2026 Pazartesi Önceki Yazılar