AVRUPADAN Youtube Video
İsviçre'nin tarafsızlığı oylanacak
İsviçre, 27 Eylül’de tarafsızlık girişimini oylayacak. Kabul edilmesi halinde NATO ile askerî iş birliği ve yabancı ülkelere yaptırım uygulama imkânı daralabilir.
İsviçre’de 27 Eylül’de yapılacak referandum, ülkenin uzun süredir tartışılan tarafsızlık politikasını yeniden gündemin merkezine taşıdı. “İsviçre tarafsızlığının korunması” adlı girişim kabul edilirse, tarafsızlık ilkesi anayasada daha ayrıntılı ve bağlayıcı biçimde tanımlanacak.
SRF’nin haberine göre düzenlemenin en önemli sonuçlarından biri, İsviçre’nin NATO ve diğer askerî ittifaklarla yürüttüğü iş birliğinin sınırlandırılması olabilir. Ancak bu sınırlamanın ne kadar geniş olacağı konusunda girişimin destekçileri ile karşıtları farklı görüşlere sahip.
NATO ile iş birliği bugün birçok alanda sürüyor
İsviçre NATO üyesi değil ancak ittifakla ve NATO ülkeleriyle çeşitli alanlarda askerî iş birliği yapıyor.
Bunlar arasında hava sahasına ilişkin verilerin paylaşılması, European Sky Shield Initiative kapsamında ortak savunma sistemi alımları ve ortak askerî tatbikatlar bulunuyor.
İsviçre Hava Kuvvetleri şu anda da İtalya’da ortak tatbikatlara katılıyor. Kara birlikleri ise Avusturya ve NATO üyesi Almanya ile TRIAS tatbikatları kapsamında eğitim yapıyor.
Anayasaya askerî ittifak yasağı girecek
Girişim kabul edilirse İsviçre’nin herhangi bir askerî veya savunma ittifakına katılamayacağı açık biçimde anayasaya yazılacak.
Askerî ittifaklarla iş birliği ise yalnızca İsviçre’nin doğrudan askerî saldırıya uğraması veya böyle bir saldırının açık biçimde hazırlanıyor olması halinde mümkün olacak.
Girişim, Pro Schweiz adlı kuruluş ile çeşitli SVP’li siyasetçiler tarafından hazırlandı.
Federal Konsey ve Parlamento ise seçmenlere girişimi reddetmeleri tavsiyesinde bulunuyor.
SVP: Kara birliklerinin ortak tatbikatları sona erebilir
Girişimin destekçilerinden SVP’li Eyaletler Konseyi Üyesi Werner Salzmann’a göre mevcut askerî iş birliğinin önemli bir bölümü devam edebilir.
Ancak Salzmann, Almanya ve Avusturya ile yapılan TRIAS benzeri kara birlikleri tatbikatlarının artık mümkün olmayacağını düşünüyor.
Salzmann’a göre NATO’nun 5. maddesindeki ortak savunma yükümlülüğü nedeniyle İsviçre birliklerinin NATO ülkeleriyle birlikte tatbikat yapması, ülkenin böyle bir yükümlülüğe katılmaya hazır olduğu izlenimini yaratabilir.
SP: İş birliği neredeyse tamamen durabilir
Girişime karşı çıkan SP’li Eyaletler Konseyi Üyesi Franziska Roth ise çok daha kapsamlı sonuçlar bekliyor.
Roth’a göre İsviçre, düzenlemenin kabul edilmesi halinde askerî ittifaklarla ancak savaş ülke sınırına kadar geldiğinde iş birliği yapabilecek.
Roth, bunun güvenlik politikası açısından tehlikeli olduğunu savunuyor. Savunma kapasitesinin savaş başlamadan önce hazırlanması ve ortak tatbikatlarla geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Metindeki ifade tartışma yaratıyor
Görüş ayrılığının temelinde girişim metnindeki bir ifade bulunuyor.
Metne göre askerî bir ittifakla iş birliğine, İsviçre’ye doğrudan saldırı olması veya böyle bir saldırının hazırlanması halinde izin verilebilecek.
Salzmann, mevcut uluslararası güvenlik ortamının bu şartı şimdiden karşılayabilecek kadar ciddi olduğunu savunuyor. İsviçre’nin artık “göreli barış” değil, “göreli savaş” ortamında bulunduğunu söylüyor.
Roth ise bu ifadenin fazlasıyla yoruma açık olduğu görüşünde.
Federal Konsey: İş birliği ciddi biçimde kısıtlanır
Federal Konsey’in resmi değerlendirmesi de düzenlemenin askerî ve güvenlik politikası açısından önemli sonuçlar doğuracağı yönünde.
Federal Konsey, girişimin kabul edilmesi halinde İsviçre’nin güvenlik ve savunma alanındaki uluslararası iş birliğinin “ciddi biçimde kısıtlanacağını” belirtiyor.
Bu nedenle İsviçre’nin NATO ülkeleriyle yaptığı hangi tatbikatların veya ortak projelerin devam edebileceği, referandumdan “evet” çıkması halinde yeni bir hukuki tartışmanın konusu olacak.
Yaptırımlar da büyük ölçüde sınırlandırılacak
Girişim yalnızca askerî iş birliğini kapsamıyor. Kabul edilmesi halinde İsviçre’nin ekonomik yaptırımlara katılma imkânı da önemli ölçüde daralacak.
Yeni sistemde İsviçre, temel olarak yalnızca Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından kararlaştırılan yaptırımlara katılabilecek.
Bu düzenleme özellikle Rusya’ya karşı Avrupa Birliği yaptırımlarını büyük ölçüde benimseyen İsviçre’nin mevcut politikasında önemli değişiklik anlamına geliyor.
27 Eylül’de yapılacak referandum bu nedenle yalnızca İsviçre’nin tarafsızlık anlayışını değil, ülkenin NATO, Avrupa ve uluslararası krizlerle ilişkisini de doğrudan etkileyebilecek.
Geri Dön 07 Eylül 2026 Pazartesi Önceki Yazılar