AVRUPADAN Youtube Video
İşe gidenlerin enflasyonu neredeyse iki kat!
Akaryakıttaki son zamlar, özellikle kırsalda yaşayan çalışan ailelerin bütçesini zorluyor. Uzmanlara göre ‘işe gidiş enflasyonu’, resmî enflasyonun neredeyse iki katına çıktı.
Almanya’da akaryakıt fiyatlarındaki artış, milyonlarca kişinin günlük yaşamını doğrudan etkiliyor. Özellikle işe arabayla gitmek zorunda kalanlar için tablo ağırlaşıyor. Almanya Federal İstatistik Dairesi’ne göre mart ayında resmî enflasyon yüzde 2,3 oldu. Ancak Leipzigli ekonomist Gunther Schnabl’a göre birçok çalışan için gerçek hayat pahalılığı bunun oldukça üstünde.
Bild’in aktardığına göre Schnabl, son dönemde ortaya çıkan tabloyu 'işe gidiş enflasyonu' olarak tanımlıyor. Özellikle benzin ve dizeldeki sert artışın, çalışan ailelerin aylık giderlerini ciddi biçimde yükselttiğini belirtiyor.
Akaryakıt gideri yılda yüzlerce avro arttı
Hesaplamaya göre iki çalışan ebeveyn ve iki çocuktan oluşan bir ailede, kişi başına 25 kilometrelik işe gidiş mesafesi aylık toplam yaklaşık 2 bin kilometrelik yol anlamına geliyor. Orta sınıf bir aracın bu mesafede yaklaşık 140 litre yakıt tükettiği hesaplanıyor.
Petrol fiyatlarındaki son dalgalanma öncesinde E10 benzinin litre fiyatı yaklaşık 1,70 avroydu. Bu da aylık yaklaşık 238 avroluk yakıt masrafı anlamına geliyordu. Litre fiyatının 2,12 avroya çıkmasıyla bu tutar yaklaşık 297 avroya yükseldi. Yani aile bütçesine ayda yaklaşık 60 avro, yılda ise yaklaşık 700 avroluk ek yük bindi.
Schnabl’a göre yalnızca işe gidip gelme masrafındaki bu artış bile yüzde 25’i aşan bir işe gidiş enflasyonu anlamına geliyor.
Resmî enflasyondan çok daha yüksek
Aynı örnek hanede aylık toplam tüketim harcamasının 3 bin avro olduğu varsayıldığında, sadece akaryakıt zammı bile genel bütçe üzerindeki enflasyon baskısını hesaplamada yaklaşık yüzde 4’e çıkarıyor. Bu da birçok çalışan aile için hissedilen hayat pahalılığının resmî enflasyonun çok üstünde olduğu anlamına geliyor.
En büyük yük kırsaldaki ailelerde
Schnabl’a göre en ağır darbeyi kırsalda ya da büyük kentlerin çevresinde yaşayanlar hissediyor. Çünkü bu kesim için toplu taşımaya geçmek ya da evden çalışmak çoğu zaman gerçekçi bir seçenek değil.
Uzman, özellikle çocuklu ailelerin daha fazla baskı altında olduğunu vurguluyor. Çünkü çocukların okula, kursa ya da spor faaliyetlerine taşınması da çoğu zaman araç kullanımını zorunlu hâle getiriyor.
Çözüm olarak vergi indirimi çağrısı
Schnabl, kalıcı rahatlama için hükûmetin madeni yağ vergisini düşürmesi gerektiğini savunuyor. Böylece yeni bir petrol şokunun haneler üzerindeki etkisinin daha sınırlı kalacağını söylüyor.
Uzman ayrıca, akaryakıt fiyatlarındaki baskının kısa sürede ortadan kalkmasını beklemiyor. Bu nedenle özellikle otomobile bağımlı bölgelerde yaşayan aileler için önümüzdeki dönemde de bütçe baskısının sürmesi bekleniyor.
Geri Dön 09 Nisan 2026 Perşembe Önceki Yazılar