AVRUPADAN Youtube Video
Eğitimde tartışmalı adım: Aşağı Saksonya yazılı bölmeyi kaldırıyor
Aşağı Saksonya’da ilkokullarda yazılı bölme işleminin kaldırılması kararı tepki çekti. Uzmanlar, matematikteki gerilemeye rağmen atılan bu adımın uzun vadede daha büyük sorunlar doğurabileceğini söylüyor.
Humboldt Üniversitesi Berlin tarafından hazırlanan IQB Eğitim Eğilimi 2024 raporuna göre, Almanya’da dokuzuncu sınıf öğrencilerinin yüzde 9’u matematikte temel yeterlilik düzeyine ulaşamıyor.
Bu tabloya rağmen Aşağı Saksonya eyalet hükûmeti, ilkokullarda yazılı bölme işlemini müfredattan çıkarma kararı aldı. Karar, eğitimde zaten var olan sorunları daha da derinleştirebileceği gerekçesiyle eleştiriliyor.
“Yanlış bir karar” eleştirisi
Hamburg’un eski eğitim senatörü Ties Rabe, yazılı bölmenin kaldırılmasını açık biçimde eleştirdi. Rabe’ye göre öğrenciler bu yönteme lise yıllarında ihtiyaç duyuyor ancak temeli ilkokulda öğrenemedikleri için ciddi zorluklar yaşıyor.
Rabe, “Öğrencilerden ileride kullanmaları beklenen bir beceriyi en erken aşamada kaldırmak pedagojik olarak hatalı” değerlendirmesinde bulundu.
Tartışmalı eğitim yaklaşımları
Uzmanlar, yalnızca yazılı bölmenin kaldırılmasının değil, son yıllarda uygulanan bazı eğitim yaklaşımlarının da sorunlu olduğunu savunuyor. Bunlardan biri, çocukların kelimeleri duyduğu gibi yazmasını teşvik eden yöntem.
Ulm Üniversitesi eski psikiyatri profesörü Manfred Spitzer, bu yaklaşımın doğru yazımın geç öğrenilmesine yol açtığını ve çocuklarda kafa karışıklığı ile hayal kırıklığı yarattığını söylüyor.
1970’ler ve 80’lerde yaygınlaşan küme öğretimi ile farklı yaş gruplarını aynı sınıfta toplayan karma sınıf modeli de beklentileri karşılamadı. Eleştirmenlere göre bu yöntemler, tüm eğitim sistemine yayılacak kadar sağlam bilimsel temellere dayanmıyordu.
Klasik yöntemlere dönüş çağrısı
Birçok eğitim uzmanı, uzun süredir ‘modası geçmiş’ denilerek geri plana itilen klasik yöntemlerin yeniden değerlendirilmesini istiyor. Frontal ders anlatımı ve canlı diyaloga dayalı yabancı dil öğretiminin, öğrenme üzerinde daha kalıcı etkiler yarattığı vurgulanıyor.
Spitzer’e göre, öğretmenin sınıfa doğrudan hitap ettiği dersler hem daha insani hem de daha verimli. Ortak görüş ise net; eğitimde yeni adımlar atılmadan önce, güçlü bilimsel kanıtlar ve uzun vadeli sonuçlar mutlaka dikkate alınmalı.
Geri Dön 15 Ocak 2026 Perşembe Önceki Yazılar