AVRUPADAN Youtube Video
Güvenlik devinde işçi sömürüsü: 20 bin ihlal, 900'den fazla mağdur
İsviçre'nin en büyük güvenlik şirketlerinden Securitas'ta 20 binden fazla iş yasası ihlali tespit edildi. 900'den fazla çalışan etkilendi. Bazı güvenlik görevlileri 14,5 saatlik vardiyalarda çalıştırıldı.
İsviçre'nin önde gelen özel güvenlik şirketlerinden Securitas hakkında yapılan araştırma, çalışma koşullarındaki ciddi sorunları ortaya çıkardı. Şirketin İsviçre'nin orta kesimindeki faaliyetlerini inceleyen gazeteciler, üç yılda 20 binden fazla iş yasası ihlaline işaret eden kayıtlar buldu. 900'den fazla çalışanın etkilendiği olaylarda, yasal çalışma sürelerinin aşıldığı ve çalışanlara yeterli dinlenme süresi verilmediği belirlendi.
SRF'nin araştırma ekibi SRF Investigativ ile veri gazeteciliği birimi SRF Data, şirketin iç kayıtlarını inceleyerek dikkat çekici sonuçlara ulaştı.
Araştırmaya göre yalnızca Securitas'ın Luzern Bölge Müdürlüğünde 2023-2025 yılları arasında 20 binden fazla iş yasası ihlali kaydedildi.
İş hukuku uzmanları, ortaya çıkan tabloyu ağır biçimde eleştirdi. Securitas ise bazı hatalar yapıldığını kabul etmekle birlikte yasaları sistematik biçimde ihlal ettiği suçlamasını reddetti.
14,5 saatlik gece vardiyaları
Araştırmada kullanılan 'Marvin Deck' takma adlı güvenlik görevlisinin yaşadıkları, çalışma koşullarının ne kadar ağırlaşabildiğini gösteriyor.
Deck, 3 Ocak 2025'te bir cezaevindeki gece vardiyasını tamamladığında saat sabah 08.00'e yaklaşıyordu.
Normalde gece çalışması İsviçre iş hukukunda saat 23.00 ile 06.00 arasındaki dönemi kapsıyor.
Ancak Deck, o gece toplam 14,5 saat çalışmıştı.
Bu, güvenlik personeli için izin verilen yasal sürenin üzerindeydi.
Üstelik yaşananlar tek seferlik değildi.
SRF'nin incelediği kayıtlara göre Deck, 2025 yılı boyunca yaklaşık 140 gece vardiyasında yasal çalışma süresini aştı.
Yılın son vardiyasında da aynı durum yaşandı. Yılbaşı gecesi başlayan görevi, yeni yılın ilk sabahında yaklaşık 14,5 saatlik çalışmanın ardından sona erdi.
Üç yılda 20 binden fazla ihlal kaydedildi
SRF'nin ulaştığı belgeler, Securitas'ın Luzern Bölge Müdürlüğüne ait çalışma çizelgelerini kapsıyor.
Şirketin İsviçre genelinde 10 bölge müdürlüğü bulunuyor. Dolayısıyla araştırma, şirketin bütün faaliyetlerini değil, yalnızca ülkenin orta kesiminden sorumlu bölge müdürlüğünü ele alıyor.
İncelenen üç yıllık dönemde 900'den fazla çalışanın iş yasasına aykırı koşullarda görevlendirildiği belirlendi.
Toplamda 20 binden fazla ihlal kaydı bulunuyor.
Ancak bu sayı, 20 bin ayrı vardiyada ihlal yaşandığı anlamına gelmiyor. Çünkü tek bir vardiya sırasında birden fazla yasa ihlali meydana gelebiliyor.
Örneğin bir güvenlik görevlisinin hem izin verilen gece çalışma süresini aşması hem de yeterince dinlendirilmemesi, ayrı ihlaller olarak kaydedilebiliyor.
Securitas, bazı hataların yaşandığını kabul ediyor ancak SRF'nin ortaya koyduğu 20 bin ihlal sayısını kendi verileri üzerinden doğrulayamadığını belirtiyor.
Uzmanlar: Bu artık sistematik bir sorun
İş hukuku uzmanı Denis G. Humbert, ortaya çıkan kayıtları son derece ağır olarak değerlendirdi.
Humbert, "Bu çok ağır bir vaka. Şirketin iş yasasını sistematik biçimde ihlal ettiği görülüyor" dedi.
Basel Üniversitesinden iş hukuku profesörü Kurt Pärli de benzer görüşte.
Pärli'ye göre veriler, şirketin çalışma düzeninin yasaların ihlal edilmesini olağan hâle getirmiş olabileceğine işaret ediyor.
Profesör, işletme sisteminin ya doğrudan bu ihlallere dayandığı ya da ihlallerin bilerek göze alındığı izleniminin oluştuğunu söyledi.
Uzmanlar, özellikle gece çalışmasının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekiyor.
Gece çalışmasında yasal sınırlar aşıldı
İsviçre'de iş yasası, çalışanların haftalık ve günlük çalışma sürelerine sınırlamalar getiriyor.
Genel olarak haftalık azami çalışma süresi 50 saat. Sanayi ve büro çalışanlarının da aralarında bulunduğu bazı meslek gruplarında ise bu sınır 45 saat.
Belirli koşullarda sınırlı süre aşımına izin verilebiliyor. Ancak bunun karşılığında ek ücret veya dinlenme hakkı sağlanması gerekiyor.
Gece çalışmasına ilişkin kurallar ise daha sıkı.
Özel güvenlik personeli için bazı istisnalar uygulanıyor. Bu çalışanların gece vardiyası en fazla 13 saat sürebiliyor. Bu sürenin içerisinde fiilen en fazla 11 saat çalışılmasına izin veriliyor.
Ancak SRF'nin incelediği belgeler, bu sınırların çok sayıda olayda aşıldığını gösteriyor.
Özellikle Zug Cezaevindeki gece vardiyalarına ilişkin veriler dikkat çekiyor.
Üç yılda yalnızca bir gece yasal sınıra uyuldu
Araştırmaya göre Zug Cezaevinde 2023-2025 yılları arasında gerçekleştirilen gece vardiyalarının yalnızca birinde söz konusu yasal sınırlar aşılmadı.
Diğer gece vardiyalarında çalışma sürelerine ilişkin ihlal kayıtları bulundu.
Üç yıllık dönemde yaklaşık 300 Securitas çalışanının gece çalışmasına ilişkin yasal sınırları aştığı belirlendi.
İş hukuku uzmanı Humbert, bu kadar çok çalışanın aynı sorundan etkilenmesini kabul edilemez olarak değerlendirdi.
Humbert'e göre bulgular, gece çalışanlarının sağlığını korumaya yönelik yasal kuralların ciddi biçimde ihmal edildiğini gösteriyor.
Securitas ise çalışma çizelgelerinin sistematik olarak yanlış veya sağlığı tehlikeye atacak biçimde hazırlanmadığını savunuyor.
Şirket, son yıllarda yeni denetim sistemleri sayesinde ihlal sayısını azalttığını belirtiyor.
Bununla birlikte ulaşılan sonucun henüz tatmin edici olmadığını da kabul ediyor.
Sığınmacı merkezlerinde binlerce saat fazla çalışma
Araştırmanın en önemli bulgularından biri, yasa ihlallerinin kamu kurumlarında verilen güvenlik hizmetlerinde de yaygın olması.
SRF'nin verilerine göre ihlallerin üçte birinden fazlası, kamu adına yürütülen görevlerde yaşandı.
Bunlar arasında hastaneler, cezaevleri ve sığınmacı merkezleri bulunuyor.
Özellikle sığınmacı merkezlerindeki çalışma koşulları dikkat çekiyor.
Securitas, İsviçre'nin Eigenthal, Emmen ve Glaubenberg bölgelerindeki federal sığınmacı merkezlerinde güvenlik hizmeti sağlıyor.
Yalnızca Obwalden kantonundaki Glaubenberg Sığınmacı Merkezinde yaklaşık 80 çalışanın toplamda en az 1.800 saat yasal sınırların üzerinde çalıştığı belirlendi.
Ayrıca yaklaşık 100 çalışanın toplamda en az 4 bin 800 saatlik zorunlu dinlenme süresinden yararlanamadığı ortaya çıktı. Bu rakamlar, tek bir çalışanın değil, ilgili çalışanların toplam fazla çalışma ve eksik dinlenme sürelerini ifade ediyor.
Yorgun güvenlik görevlileri ciddi tehlike oluşturuyor
Uzmanlara göre güvenlik personelinin aşırı yorgun olması yalnızca çalışanların sağlığını etkilemiyor.
Aynı zamanda görev yaptıkları yerlerdeki diğer insanların güvenliğini de tehlikeye atabiliyor.
SRF'ye konuşan ve işini kaybetme korkusuyla adının açıklanmasını istemeyen bir çalışan, bazı vardiyalarda aşırı yorgunluk nedeniyle kendisinin bile güvenlik riski oluşturduğunu anlattı.
Basel Üniversitesi Profesörü Kurt Pärli, bu durumun özellikle sığınmacı merkezleri açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Pärli, sığınmacıların devletin koruması altındaki kişiler olduğunu hatırlattı.
Bu merkezlerde zaman zaman gerginlik yaşanabildiğini belirten profesör, güvenlik görevlilerinin çatışmaları büyütmek yerine yatıştırabilecek durumda olması gerektiğini vurguladı.
Aşırı yorgun personelin böyle durumlarda doğru kararlar vermesi zorlaşabiliyor.
Hastanede de yaklaşık 650 ihlal tespit edildi
Sorunlar yalnızca sığınmacı merkezleriyle sınırlı kalmadı.
Luzern Kanton Hastanesinde görev yapan Securitas çalışanlarının çalışma kayıtlarında da yaklaşık 650 iş yasası ihlali bulundu.
Bu ihlallerden 50'den fazla çalışan etkilendi.
Hastaneyi işleten Luzerner Kantonsspital AG, yasaların uygulanmasından Securitas'ın sorumlu olduğunu açıkladı.
Kurum, sözleşmelerinde yüklenici şirketlerin iş hukukuna uymasını şart koştuklarını belirtti.
Hastane yönetimi, daha önce bu tür ihlallerden haberdar olmadıklarını ve araştırmanın bulgularını ciddiye aldıklarını bildirdi.
Yetkililer şimdi iddiaları inceleyecek. Ancak hastane yönetimi, yaşananlardan kendilerinin de sorumlu tutulabileceği görüşüne katılmıyor.
Güvenlik görevlileri uykusuz şekilde araç kullandı
Araştırmada çalışanların ve diğer vatandaşların güvenliği açısından başka bir risk daha ortaya çıktı.
Bazı Securitas çalışanlarının yasal çalışma sürelerini aştıktan sonra şirket adına otomobil veya motosiklet kullandığı belirlendi.
Bu görevlerin bir bölümünün gece saatlerinde gerçekleştiği tespit edildi.
Uzmanlara göre aşırı yorgun kişilerin araç kullanması hem kendi güvenliklerini hem de trafikteki diğer insanları tehlikeye atıyor.
Securitas ise bu değerlendirmeye itiraz etti.
Şirket, farklı güvenlik görevlerinde araç kullanımına ilişkin farklı yasal düzenlemeler bulunduğunu belirterek yöneltilen suçlamayı doğrulayamadığını açıkladı.
Securitas hatalarını kabul etti
SRF, araştırmasında elde ettiği bilgileri Securitas yönetimine ileterek şirketin yanıtını istedi.
Securitas, yaptığı yazılı açıklamada bazı uygulamalarının iş hukukunun temel ilkelerine ve şirketin kendi değerlerine uygun olmadığını kabul etti.
Ancak yasaların sistematik biçimde ihlal edildiği suçlamasını kesin bir dille reddetti.
Şirket, çalışma sürelerindeki aşımların çoğunlukla son anda yaşanan personel eksikliğinden, olağanüstü güvenlik olaylarından veya acil hizmet ihtiyaçlarından kaynaklandığını savundu.
Securitas'a göre beklenmedik hastalık izinleri ve acil güvenlik görevleri nedeniyle bazı çalışanların vardiyaları uzayabiliyor.
Şirket, bu tür görev değişikliklerinin çalışanlarla görüşülerek yapıldığını belirtti.
Yasal çalışma süresini aşan saatlerin kaydedildiğini ve karşılığının ödendiğini de açıkladı.
Ayrıca çalışanlara dinlenme odaları sağlandığını ve uygun dinlenme sürelerinin çalışma planlarında dikkate alındığını savundu.
Securitas, denetimlerini güçlendirdiklerini ancak özellikle gece çalışması ve dinlenme süreleri konusunda daha fazla iyileştirme yapılması gerektiğini kabul etti.
Kamu kurumlarına da sorumluluk eleştirisi
Araştırmanın ardından tartışma yalnızca Securitas'ın çalışma koşullarıyla sınırlı kalmadı.
Uzmanlar, şirketten hizmet satın alan devlet kurumlarının sorumluluğunu da gündeme getirdi.
Basel Üniversitesi Profesörü Kurt Pärli'ye göre kamu kurumları, güvenlik hizmeti aldıkları şirketlerin iş yasalarına uyup uymadığını denetlemeli.
Çünkü kamu ihalelerine katılan şirketler, çalışma mevzuatına uyduklarını beyan etmek zorunda.
İş hukuku uzmanı Humbert ise bir kamu kurumunun ancak yasa ihlal edilerek sağlanabilecek hizmetleri satın alması durumunda fiilen sorunun ortaya çıkmasına katkıda bulunabileceğini söyledi.
Bu değerlendirmeler üzerine İsviçre Devlet Göç Sekreterliği (SEM) de açıklama yaptı.
Sığınmacı merkezlerinden sorumlu kurum, Securitas'ın iş yasasını ihlal ettiğine ilişkin daha önce herhangi bir bilgiye sahip olmadığını belirtti.
SEM, kendisinin de ihlallerden sorumlu olduğu görüşünü kabul etmedi. Ancak iddiaların araştırılması için inceleme başlattığını açıkladı.
Zug kanton yönetimi de Securitas hakkındaki iddiaları incelediğini bildirdi.
Yetkililer: Bu kadar ihlalin bildirilmemesi kabul edilemez
SRF, araştırma sonuçlarını İsviçre'nin orta kesimindeki kantonların iş müfettişlikleriyle de paylaştı.
Yetkililer, iddia edilen ihlallerin boyutundan haberdar olmadıklarını açıkladı.
Kantonlardaki denetim birimleri, konuyu incelemeye alacaklarını bildirdi.
Obwalden kantonu, diğer iş müfettişlikleri ve Federal Ekonomi Sekreterliğiyle (SECO) iletişime geçerek ortak inceleme yürütüleceğini açıkladı.
Zug kantonundaki yetkililer ise olası ihlallere ilişkin bu kadar çok kaydın yıllar boyunca birikmesine rağmen denetim kurumlarına bildirilmemiş olmasını eleştirdi.
Yetkililer, ihlallerin doğrulanması durumunda bunun son derece endişe verici ve ihmalkâr bir davranış olabileceğini belirtti.
Şirket kamu ihalelerinden çıkarılabilir
İş hukuku uzmanlarına göre iddiaların doğrulanması durumunda Securitas çeşitli yaptırımlarla karşılaşabilir.
Yetkili kurumlar, şirketten çalışma koşullarındaki eksikliklerin giderilmesini isteyebilir.
Özel çalışma saatlerine ilişkin izinler geri alınabilir. Şirketin gelecekte bazı kamu ihalelerine katılması da engellenebilir.
İşçilerin korunmasına yönelik kuralların kasıtlı biçimde ihlal edildiğinin belirlenmesi durumunda cezai yaptırımlar da gündeme gelebilir.
En ağır durumlarda ise işletmenin faaliyetlerinin durdurulması mümkün.
İş hukuku uzmanı Denis G. Humbert, olayın yetkililerin mutlaka müdahale etmesini gerektirecek kadar ciddi olduğunu savundu.
Humbert, "Bu, çalışanların sömürülmesidir" dedi.
Basel Üniversitesi Profesörü Kurt Pärli de ihlallerin niteliği ve büyüklüğü nedeniyle resmî müdahalenin zorunlu olduğunu belirtti.
Şimdilik şirket hakkında uygulanmış yeni bir yaptırım açıklanmadı.
Ancak kanton yönetimlerinin ve iş müfettişliklerinin başlattığı incelemeler, Securitas açısından önemli hukuki ve ekonomik sonuçlar doğurabilir.
SRF'nin araştırması, güvenliği sağlamakla görevli bir şirketin kendi çalışanlarının sağlık ve güvenliğini ne ölçüde koruduğu sorusunu gündeme taşıdı. Özellikle cezaevleri, hastaneler ve sığınmacı merkezlerinde yaşanan ihlal kayıtları, yalnızca çalışanları değil, güvenlik hizmeti verilen insanları da ilgilendiriyor.
Geri Dön 19 Ekim 2026 Pazartesi Önceki Yazılar