AVRUPADAN Youtube Video
Reform UK’den tazminat isteyen ülkelere vize resti
Reform UK, Britanya’dan kölelik tazminatı isteyen ülkelerin vatandaşlarına vize verilmemesini savundu. Tartışma, sömürge geçmişi ve tarihî sorumluluk başlığını yeniden büyüttü.
Britanya’da aşırı sağcı Reform UK, transatlantik köle ticaretindeki rolü nedeniyle Londra’dan tazminat talep etmeyi sürdüren ülkelerin vatandaşlarına vize verilmemesini istedi. Daily Telegraph’a konuşan partinin içişleri sözcüsü Zia Yusuf, bu talepleri ‘hakaret’ olarak niteledi.
Yusuf, son 20 yılda tazminat talep eden ülkelerden gelen kişilere 3,8 milyon vize verildiğini öne sürdü. Reform UK’ye göre bu çizgi son bulmalı.
Vizeyi siyasi baskı aracına çevirmek istiyor
Parti, Britanya’dan kölelik nedeniyle tazminat isteyen bir ülkenin vatandaşlarına artık vize verilmemesini savunuyor. Yusuf, bu talepler için Britanya’nın hazinesinin kullanılmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
Aynı çizgide Reform UK daha önce de, tazminat isteyen ülkelere yapılan uluslararası yardımların kesileceğini vaat etmişti.
Tartışmanın merkezinde kölelik geçmişi var
Dört yüzyıl boyunca Britanya’nın da aralarında bulunduğu yedi Avrupa ülkesi, 15 milyondan fazla Afrikalıyı Atlantik üzerinden zorla taşıdı ve köleleştirdi. Tarihçiler, bu sömürü düzeninden elde edilen servetin Batı’daki sanayileşmeyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtiyor. Buna ‘üçgen ticaret’ deniliyor. Bankacılıktan tekstile kadar birçok sektörün bu köleleştirme ağı sayesinde geliştiği birçok araştırmacı tarafından ortaya kondu.
Bu yüzden tazminat talebi yalnızca geçmişe dönük sembolik bir çağrı olarak değil, bugünkü servet birikiminin tarihsel kaynağına ilişkin bir hesaplaşma olarak da görülüyor.
BM kararı tartışmayı büyüttü
Geçen ay Birleşmiş Milletler, transatlantik köle ticaretini ‘insanlığa karşı işlenmiş en ağır suç’ olarak tanımlayan ve tazminatı tarihî yanlışların giderilmesi için somut bir adım olarak gören kararı kabul etti.
Karar, Afrika Birliği ile Karayip Topluluğu tarafından desteklendi. Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama da girişimin mimarları arasında yer aldı. Mahama, milyonlarca köleleştirilmiş insanın hatırası için doğru olanın yapılması gerektiğini söyledi.
Britanya ile Avrupa Birliği ülkeleri oylamada çekimser kaldı. ABD ise karara karşı oy verdi. Kararın hukuken bağlayıcı olmadığı belirtildi.
Britanya’nın rolü nasıl savunuluyor?
Yusuf, tazminat isteyen ülkelerin Britanya’nın köleliği yasaklayan ilk büyük güç olduğunu ve bu yasağı uygulamak için ciddi bedeller ödediğini görmezden geldiğini savundu.
Ancak bu savunma, Britanya’nın kölelik düzeninden yüzyıllar boyunca büyük ekonomik kazanç sağladığı gerçeğiyle birlikte tartışılıyor. Tazminat yanlıları da tam olarak bu noktaya dikkat çekiyor. Üstelik Britanya’nın köleliği yasaklamasının asıl gerekçesi olarak, kölelik sistemi içinde gelişen kapitalist üretim tarzı için köleliğin artık kârlı bir sistem olmaması da yine birçok tarihçi ve sosyal bilimci tarafından savunuluyor.
Rakam tartışması da büyüyor
2023 yılında eski Uluslararası Adalet Divanı yargıcı Patrick Robinson’ın hazırladığı rapor, yalnızca Britanya’nın 14 ülke için toplam 24 trilyon dolar tazminat ödemesi gerektiği sonucuna varmıştı.
Bu rakam hukukî bir karar anlamına gelmese de, kölelik geçmişiyle ilgili tartışmanın artık yalnızca tarih kitaplarında kalmadığını, doğrudan güncel siyaset ve göç politikalarına da yansıdığını gösteriyor.
Geri Dön 07 Nisan 2026 Salı Önceki Yazılar