AVRUPADAN Youtube Video
İngiltere’de inme riski siyahilerde iki kat yüksek
King’s College London araştırmasına göre İngiltere’de Afrika ve Karayip kökenli siyah kişiler, hem daha yüksek inme riskiyle hem de bakıma erişimde gecikmeyle karşı karşıya.
İngiltere’de yapılan kapsamlı bir araştırma, siyah kökenli kişilerin inme geçirme riskinin beyazlara göre iki kat daha yüksek olduğunu ortaya koydu. King’s College London araştırmacıları tarafından yürütülen çalışma, Afrika ve Karayip kökenli siyah hastaların inme sonrası zamanında bakım alma ihtimalinin de daha düşük olduğunu gösterdi.
Araştırma, Avrupa İnme Organizasyonu Konferansı’nda sunuldu. Çalışmada, dünyanın en uzun süreli nüfus temelli inme kayıtlarından biri olan Güney Londra İnme Kaydı’nın 30 yıllık verileri incelendi.
30 yıllık veri incelendi
Araştırmacılar, 333 bin kişilik bir nüfus içinde 7 bin 726 inme vakasını analiz etti. Verilere göre inme oranı 1995-1999 ile 2010-2014 dönemleri arasında yüzde 34 azaldı. Ancak 2020 ile 2024 arasında yeniden yüzde 13 arttı.
Bu artış döneminde Afrika ve Karayip kökenli siyah kişilerin inme geçirme riskinin beyazlara göre iki katın üzerine çıktığı belirlendi.
Araştırmaya göre inme görülme oranı, siyah Afrikalı kişilerde beyazlara kıyasla yüzde 131 daha yüksek. Siyah Karayip kökenli kişilerde ise bu oran yüzde 100 daha yüksek olarak kaydedildi.
Tansiyon ve diyabet önemli etken
Çalışmada, siyah kökenli kişilerde yüksek tansiyon görülme olasılığının yüzde 47’ye kadar daha fazla olduğu belirtildi. Diyabet riski de beyazlara kıyasla iki kata kadar çıkabiliyor.
Bu fark, sosyoekonomik durum gibi diğer risk etkenleri hesaba katıldığında da devam ediyor.
Araştırmanın başyazarı Dr. Camila Pantoja-Ruiz, bu tablonun bir bölümünün Covid-19 salgınının uzun vadeli etkileriyle bağlantılı olabileceğini söyledi. Salgın döneminde temel sağlık hizmetlerine erişimin, tansiyon kontrollerinin ve ilaç yazımının azaldığını belirten Pantoja-Ruiz, bu durumdan özellikle siyah ve yoksul toplulukların etkilendiğini ifade etti.
Irkçılık ve sağlık hizmetine erişim vurgusu
Pantoja-Ruiz, inme riskindeki artışta yalnızca tıbbi nedenlerin değil, daha geniş toplumsal etkenlerin de rol oynayabileceğini belirtti.
Araştırmacıya göre ırkçılık, bilinçsiz önyargılar ve sosyoekonomik koşullar, sağlık hizmetine erişimi ve bakım kalitesini etkileyebiliyor.
Pantoja-Ruiz, özellikle beyin içi kanamaların kontrolsüz yüksek tansiyonla daha güçlü bağlantılı olduğunu, yüksek tansiyonun da siyah topluluklarda daha yaygın görüldüğünü söyledi.
Takip bakımında da eşitsizlik var
Araştırma, inme geçiren siyah Afrikalı hastaların NHS kapsamında takip bakımı alma ihtimalinin yüzde 34 daha düşük olduğunu da ortaya koydu.
Bu hastaların, beyaz hastalara göre yaklaşık 10 ila 12 yıl daha erken yaşta inme geçirdiği belirlendi.
Uzmanlara göre inme sonrası ilk dönem, ikinci bir inmeyi önlemek açısından kritik önem taşıyor. Takip bakımındaki gecikme, siyah kökenli hastaları ileride daha ağır sağlık sonuçlarına karşı savunmasız bırakıyor.
Pantoja-Ruiz, sağlık hizmetlerine duyulan güvensizliğin de bu tabloda etkili olabileceğini söyledi. Bu güvensizliğin, geçmişte ve bugün yaşanan ayrımcılık deneyimleriyle bağlantılı olabileceğini belirtti.
Stroke Association’dan çağrı
Stroke Association Politika Direktörü Maeva May, bulguların inme vakalarının yeniden yükseldiğini ve Afrika ile Karayip kökenli siyah toplulukların bu yükü orantısız biçimde taşıdığını gösterdiğini söyledi.
May, yüksek tansiyon ve diyabet gibi risk etkenlerinin yeterince tespit edilmemesi ya da tedavi edilmemesinin bu artışta önemli rol oynadığını vurguladı.
Yüksek tansiyonun tüm inmelerin yaklaşık yarısının nedeni olduğunu belirten May, kötü barınma gibi sosyal ve ekonomik koşulların da sağlığı inme yaşanmadan çok önce etkilediğini söyledi.
“Önleme herkese eşit ulaşmalı”
Stroke Association’a göre son 20 yılda inme oranlarının düşmüş olması, önleyici çalışmaların sonuç verebildiğini gösteriyor. Ancak bu desteklerin herkese eşit ulaşması gerekiyor.
Maeva May, hükûmete inmeyi öncelik hâline getirme çağrısı yaptı. May, politikaların bu hastalıktan daha fazla etkilenen toplulukların deneyimleri dikkate alınarak şekillendirilmesi gerektiğini belirtti.
Geri Dön 06 Mayıs 2026 Çarşamba Önceki Yazılar