Google Play Store Avrupadan Mobil Uygulaması
Menü

AVRUPADAN Youtube Video

Almanya’da Cezaevinden Film Gibi Kaçış! Scooterla Kayıplara Karıştı... I 15 Ekim 2026
Ben Deniz, ya Siz? 1. Bölüm: Oktan Erdikmen
16 Ekim 2026 Cuma

Hollanda'da işçi sömürüsü alarmı! Mağdurlar arasında Türkler de var

Hollanda'da işçi sömürüsü mağdurlarına ilişkin bildirimler yüzde 13 arttı. Mağdurlar arasında Türkler de bulunuyor. 2025'te 57 soruşturma açılmasına rağmen yalnızca 9 şüpheli hâkim karşısına çıktı.

Hollanda'da işçi sömürüsüne ilişkin şikâyetler artarken sorumluların cezalandırılmasında ciddi sorunlar yaşandığı ortaya çıktı. İnsan ticareti mağdurlarına ilişkin yıllık rapora göre özellikle restoranlarda, otellerde ve tarım sektöründe çalışan yabancı işçiler ağır çalışma koşullarına maruz kalıyor. Ancak yapılan şikâyetlerin çok azı ceza davasına dönüşüyor.

NOS'un haberine göre İnsan Ticareti ve Çocuklara Yönelik Cinsel Şiddet Ulusal Raportörü Conny Rijken, bugün yayımladığı raporda işçi sömürüsündeki artışa dikkat çekti.

Rapora göre 2025 yılında işçi sömürüsü mağdurlarına ilişkin 401 bildirim yapıldı. Bir önceki yıl bu sayı 356'ydı. Böylece bildirimlerde yüzde 13 artış yaşandı.

Restoranlarda iki, tarımda üç katına yakın artış

İşçi sömürüsündeki en dikkat çekici yükseliş, konaklama ve yeme-içme sektöründe görüldü.

Rapora göre restoran, otel ve benzeri işletmelerde sömürüldüğü bildirilen çalışanların sayısı bir yılda iki kattan fazla arttı.

Tarım, bahçecilik ve balıkçılık alanlarında ise işçi sömürüsü bildirimleri yaklaşık üç katına çıktı.

Ulusal Raportör Conny Rijken, bu sektörlerde çalışanların kolaylıkla gözden uzak tutulabildiğine dikkat çekti.

Rijken'e göre restoranların mutfaklarında ve arka bölümlerinde çalışan kişilerin yaşadığı kötü koşulları tespit etmek oldukça zor.

Özellikle gece saatlerinde denetimlerin daha az yapılması, istismarın fark edilmesini güçleştiriyor.

Tarım sektöründe ise işçilerin çoğu zaman yerleşim yerlerinden uzakta çalışması, sömürü vakalarının ortaya çıkarılmasını zorlaştırıyor.

Rijken, toplumun işçi sömürüsüne karşı duyarlı olması gerektiğini ancak bu koşullarda mağdurların fark edilmesinin kolay olmadığını söyledi.

Sömürülen işçiler arasında Türkler de var

Araştırma, işçi sömürüsünden etkilenen kişilerin önemli bölümünün yabancı uyruklu olduğunu ortaya koydu.

Konaklama ve yeme-içme sektöründe sömürü mağduru olarak bildirilen kişiler arasında özellikle Bangladeş, Türkiye ve Suriye vatandaşları bulunuyor.

Tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörlerinde ise en fazla bildirim Romanya vatandaşları hakkında yapıldı. Romanyalıların ardından Polonyalı işçiler geliyor.

Raporda, işçi sömürüsüne maruz kalan kişiler arasında genel olarak Polonya, Romanya ve İspanya vatandaşlarının öne çıktığı ve mağdurların çoğunlukla erkek olduğu belirtildi.

Ancak bu veriler, söz konusu ülkelerden gelen bütün çalışanların aynı koşullarda çalıştığı anlamına gelmiyor. Rapor, yetkililere ulaşan mağdur bildirimlerini esas alıyor.

Uzun çalışma saatleri, düşük ücret ve tehdit

Hollanda hukukuna göre işçi sömürüsü, yalnızca düşük ücret ödenmesi veya fazla mesai yaptırılması anlamına gelmiyor.

Bir kişinin insanlık dışı koşullarda çalıştırılması ve bunun için tehdit, şiddet, baskı, dolandırıcılık veya aldatma gibi yöntemlere başvurulması işçi sömürüsü kapsamında değerlendirilebiliyor.

Ulusal Raportör Rijken, mağdurların çoğu zaman son derece kötü koşullarda çalıştığını belirtti.

Rijken'e göre bu kişiler uzun saatler boyunca çalıştırılıyor, hak ettikleri ücretleri alamıyor ve bazı durumlarda işverenlerinin baskısına maruz kalıyor.

Yabancı çalışanların dil bilmemesi, haklarından haberdar olmaması veya işverenlerine ekonomik açıdan bağımlı olması da sömürü riskini artırabiliyor.

57 soruşturma açıldı, yalnızca 10 dosya savcılığa gönderildi

Raporda en sert eleştiri, işçi sömürüsüne yönelik ceza soruşturmalarının sonuçlarına ilişkin yapıldı.

Hollanda İş Müfettişliği, 2025 yılında insan ticaretine ilişkin 308 ihbar ve işaret aldı. Yapılan değerlendirmelerin ardından bunlardan 128'i resmî bildirim olarak kaydedildi.

Aynı yıl işçi sömürüsüyle ilgili 57 adli soruşturma başlatıldı.

Ancak bu soruşturmalardan yalnızca 10'u savcılığa gönderildi. Yıl boyunca işçi sömürüsü suçlamasıyla hâkim karşısına çıkan şüpheli sayısı ise sadece dokuzda kaldı.

Rijken, iş gücü piyasasındaki savunmasız kişilere yönelik sömürü risklerinin giderek daha fazla gündeme geldiğini ancak faillerin tespit edilmesinin ve cezalandırılmasının hâlâ çok zor olduğunu söyledi.

Raportöre göre şikâyetlerdeki artışa rağmen işçi sömürüsüyle mücadelede ceza hukukunun yeterince etkili kullanılmadığı görülüyor.

Savcılık itiraz etti: Bu davalar çok karmaşık

Hollanda Savcılığı ise rapordaki eleştirilere karşı çıktı.

NOS'a açıklama yapan bir savcılık sözcüsü, işçi sömürüsü soruşturmalarının son derece karmaşık olduğunu ve uzun süreli inceleme gerektirdiğini belirtti.

Sözcü, birçok dosyayı mahkemeye taşıdıklarını ve bu konuda yoğun çalışma yürüttüklerini savundu.

Savcılığa göre soruşturma sırasında elde edilen deliller, bazı olayların işçi sömürüsü suçu kapsamında değerlendirilmesi için yeterli olmayabiliyor.

Bu nedenle her soruşturmanın mutlaka bir ceza davasına dönüşmesi mümkün olmuyor.

Savcılık ayrıca İş Müfettişliğinin idari yaptırımlar uygulama yetkisine dikkat çekti.

Yetkililere göre işverenlere verilen para cezaları ve diğer yaptırımlar, raportörün açıkladığı ceza davası istatistiklerinde yer almıyor.

İş Müfettişliği: Başka suçlardan da işlem yapıyoruz

Hollanda İş Müfettişliği de yalnızca mahkemeye gönderilen dosyaların sayısıyla değerlendirilmenin doğru olmadığını savundu.

Kurumdan yapılan açıklamada işçi sömürüsünün kanıtlanması için yüksek düzeyde delil gerektiği belirtildi.

Müfettişlik, bir olayın işçi sömürüsü suçu kapsamında kanıtlanamadığı durumlarda dolandırıcılık veya kara para aklama gibi başka suçlar üzerinden soruşturma yürütülebildiğini bildirdi.

Ayrıca idari para cezalarıyla da işverenlerin hukuka aykırı uygulamalarına müdahale edildiği vurgulandı.

Kurum, Amsterdam'daki bir spor salonuna bu yıl verilen para cezasını uygulanan yaptırımlara örnek gösterdi.

Raportör: Para cezası yeterli değil

Ulusal Raportör Conny Rijken ise para cezalarının işçi sömürüsüyle mücadelede tek başına yeterli olmadığı görüşünde.

Rijken'e göre bazı işverenler, yasaları ihlal ettiklerinde ödemek zorunda kalacakları para cezalarını işletme maliyetlerinin bir parçası olarak görebiliyor.

Bu nedenle para cezası her zaman caydırıcı olmuyor.

Raportörün asıl endişesi ise mağdur çalışanların hukuki durumuyla ilgili.

Örneğin bir işverene ödenmeyen ücretler nedeniyle para cezası verildiğinde çalışanlar, insan ticareti mağduru olarak resmen tanınmayabiliyor.

Bu durumda mağdurların ihtiyaç duydukları özel koruma ve destek mekanizmalarından yararlanması da zorlaşabiliyor.

Rijken, işçi sömürüsü vakalarının yalnızca iş hukuku ihlali olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor.

İki ayrı sömürü davası mahkemeye taşındı

Rapordaki tartışmalar sürerken Hollanda mahkemelerinde iki ayrı işçi sömürüsü davası da gündeme geldi.

Arnhem kentinde 14 Ekim Çarşamba günü, bir Hint restoranında çalışan personeli sömürdüklerinden şüphelenilen bir kadın ve bir erkeğin davası görüldü.

Amsterdam'da ise savcılık, başka bir kadını sömürmek ve kötü muamelede bulunmakla suçlanan iki kadın için 15 Ekim'de uzun süreli hapis cezaları talep etti.

Her iki davada da yargılama süreci devam ediyor. Şüphelilere yöneltilen suçlamalar henüz kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla sabit değil.

2025'te 952 insan ticareti mağduru bildirildi

Ulusal Raportörün raporuna göre Hollanda'da 2025 yılında toplam 952 insan ticareti mağduruna ilişkin bildirim yapıldı. Bu sayı 2024'te 944'tü.

En fazla bildirimin yapıldığı alan cinsel sömürü olurken işçi sömürüsü ikinci sırada yer aldı.

Ancak işçi sömürüsü bildirimlerinin yüzde 13 artmasına rağmen failler hakkında açılan ceza davalarının sınırlı kalması, yetkililerin mücadele yöntemlerini yeniden tartışmaya açtı.

Ulusal Raportör Conny Rijken, mağdurların daha fazla tespit edilmesini olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor. Ancak sömürüyü gerçekleştiren kişilere yönelik etkili yaptırımlar uygulanmadığı sürece mağdurların korunamayacağı uyarısında bulunuyor.

Geri Dön 16 Ekim 2026 Cuma Önceki Yazılar

ESKİ BÜLTENLER

Hoş geldiniz / Herzlich Willkommen
Ziyaretçilerin web sitemizi mümkün olan en iyi şekilde kullanmasını sağlamak için çerezler ve teknolojiler (araçlar) kullanıyoruz. Bize onay verirseniz, bir site ziyaretçisinin uç cihazında bilgi ve veri depolayan ve bunlara buradan erişen üçüncü taraf hizmetlerini kullanacağız. Veri koruma beyanımızdaki gelecek için geçerli olmak üzere, onayınızı istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz. Avrupadan'da kişisel verilerinizin işlenmesi, haklarınız ve Genel Veri Koruma Yönetmeliği hükümlerine göre irtibat kurulacak kişiler hakkında bilgi veri koruma bildirimi altında bulunabilir: https://avrupadan.com/sayfa/datenschutz


Wir verwenden Cookies und Technologien (Tools), um den Besucher die optimale Nutzung unserer Webseite zu ermöglichen. Sofern Sie uns Ihre Einwilligung erteilen, werden wir Dienste von Drittenanbietern verwenden, die Informationen und Daten im Endgerät eines Seitenbesuchers speichern und dort abrufen. Sie können Ihre Einwilligung jederzeit mit Wirkung für die Zukunft in unserer Datenschutzerklärung widerrufen. Informationen über die Verarbeitung personenbezogener Daten bei Avrupadan, Ihre Rechte und Ansprechpartner gemäß den Bestimmungen der Datenschutzgrundverordnung finden Sie unter Datenschutzhinweis: https://avrupadan.com/sayfa/datenschutz
KABUL ET / ZUSTIMMEN
REDDET / ABLEHNEN