AVRUPADAN Youtube Video
Yadan Yasasına karşı yüz binlerce imza
Fransa’da ‘Yadan Yasası’na karşı başlatılan dilekçe 350 bini aştı. Tartışmanın odağında antisemitizm ile antisyonizmin aynı çizgide ele alınması var.
Fransa’da Yadan Yasası olarak anılan tartışmalı teklif Meclis gündemine gelmeden önce büyük bir imza kampanyasıyla karşılaştı. Ulusal Meclis’in yurttaş dilekçeleri platformunda açılan “Yadan Yasasına Hayır” başlıklı metin, 6 Nisan itibarıyla 350 bin imzayı geçti.
Dilekçe, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a yakın çizgideki EPR grubuyla bağlantılı milletvekili Caroline Yadan’ın hazırladığı yasa teklifine karşı çıkıyor. Teklifin amacı, metinde belirtildiği üzere, antisemitizmin ‘yenilenmiş biçimleriyle’ mücadele etmek.
Sayı hızla büyüdü
Dilekçe birkaç gün içinde hızla yükseldi. Perşembe günü 100 bin, cuma akşamı 200 bin imzaya ulaşan metin, pazartesi günü 350 bin sınırını aştı. Bu artış hızının sürmesi hâlinde 500 bin eşiğinin de kısa sürede aşılabileceği belirtiliyor.
Fransa’da bu sınırın geçilmesi, dilekçenin doğrudan Meclis Genel Kurulu’nda ayrıca tartışılmasının önünü açabiliyor.
Tartışmalı teklif 16-17 Nisan’da Meclis’te
Caroline Yadan ve 110 milletvekilinin imzasını taşıyan teklifin, 16 ve 17 Nisan’da Genel Kurul’da ele alınması bekleniyor. İmzacıların arasında eski Cumhurbaşkanı François Hollande ile eski başbakanlar Gabriel Attal ve Élisabeth Borne da yer alıyor.
Teklif, Hamas’ın 7 Ekim 2023’te İsrail’e düzenlediği saldırının ardından artan antisemitik eylemlere karşı yeni bir hukukî çerçeve kurulmasını hedefliyor.
Asıl itiraz ikinci maddede
Tartışmanın merkezinde teklifin ikinci maddesi bulunuyor. Bu madde, Fransa Cumhuriyeti tarafından tanınan bir devletin yok edilmesi çağrısının suç sayılmasını öngörüyor.
Yadan, gerekçesinde İsrail devletine yönelik nefretin bugün Yahudi düşmanlığıyla iç içe geçtiğini savunuyor. Ona göre bu devletin ortadan kaldırılmasını istemek, dolaylı biçimde Yahudi toplumunun tamamını hedef almak anlamına geliyor.
Muhalifler ifade özgürlüğü uyarısı yapıyor
Dilekçeyi imzalayanlar ise bu yaklaşımın tehlikeli bir eşitleme yarattığını savunuyor. Onlara göre teklif, antisemitizm ile antisyonizmi aynı şeymiş gibi gösteriyor ve böylece Filistin davasına destek veren birçok söz ve sloganı cezai risk altına sokuyor.
İtiraz edenler, özellikle ‘Denizden Nehire Herkes İçin Eşitlik ve Özgürlük’ gibi barışçı sloganların bile ileride yargı konusu hâline gelebileceği uyarısında bulunuyor.
Dilekçede, antisemitizme karşı güçlü biçimde mücadele edilmesi gerektiği açıkça söyleniyor. Ancak bunun, ifade özgürlüğünü kısıtlayarak ya da Yahudi toplumunu Binyamin Netanyahu’nun siyasetiyle özdeşleştirerek yapılmaması gerektiği vurgulanıyor.
Teklif yalnızca bu başlıktan ibaret değil
Metindeki diğer maddeler de dikkat çekiyor. Birinci madde, terör eylemlerine ‘örtük’ teşviki cezalandırmayı ve bu eylemlerin övülmesi, küçümsenmesi ya da aşırı biçimde sıradanlaştırılmasını suç kapsamına almayı hedefliyor.
Üçüncü madde, ırkçılıkla mücadele eden ve ayrımcılık mağdurlarına destek veren derneklere daha geniş biçimde davalara müdahil olma hakkı tanıyor. Dördüncü madde ise 1881 tarihli basın özgürlüğü yasasında, insanlığa karşı bazı suçların inkârına ilişkin düzenlemeleri değiştiriyor.
Sol muhalefet kampanyayı büyüttü
Dilekçe, 26 yaşındaki işsiz Alexandre Balasse tarafından Ulusal Meclis platformuna yüklendi. Kampanya özellikle Boyun Eğmeyen Fransa tarafından güçlü biçimde yayıldı.
Ulusal Meclis Başkanvekili Clémence Guetté, bu yasanın Filistin halkıyla dayanışmayı suçlaştırdığını savunarak kampanyanın sürmesi çağrısı yaptı.
Gözler şimdi iki tarihte
Beşinci Cumhuriyet döneminde şimdiye kadar yalnızca bir yurttaş dilekçesi Genel Kurul’da ayrıca tartışıldı. O da şubat ayında, tarım alanındaki tartışmalı Duplomb yasasına karşı açılan dilekçeydi.
Bu nedenle Yadan Yasasına karşı yürüyen kampanya, yalnızca imza sayısıyla değil, Fransa’da ifade özgürlüğü, Filistin dayanışması ve antisemitizmle mücadele arasındaki sınırların nasıl çizileceği tartışmasıyla da dikkat çekiyor.
Geri Dön 07 Nisan 2026 Salı Önceki Yazılar